Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1931 E. 2012/7706 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1931
KARAR NO : 2012/7706
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında …. köyü 1983 ada 5 parsel sayılı, 1455,94 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle tutanağın beyanlar hanesinde, … oğlu … ve … oğlu …’in kullanımında olduğu şerhi de verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, taşınmazın kök murisleri …’ten geldiğini belirterek, miras payı nedeniyle kendilerinin de beyanlar hanesine şerh verilmesi gerektiğini iddia ederek dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına adına tesbiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak açılmış kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesinde “6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmü ve fiili kullanım dikkate alınarak karar verilmiş ise de, davacılar taşınmazın kök murislerinden kaldığını iddia ettikleri, yörede 1996 yılında yapılan 2/B çalışma tutanaklarında da taşınmazın … …’in kullanımında olduğu belirtildiği halde, bu yönde bir araştırma yapılmamış, taşınmazın … …’den kalıp kalmadığı, ondan kalmış ise, mirasçılar arasında paylaşım yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmamıştır. Bu nedenle;
Mahkemece, mahallinde yapılacak keşifte; yerel bilirkişi, tutanak tanıkları ve taraf tanıklarından taşınmazların kullanımı konusunda ayrıntılı beyan alınmalı, taşınmazların kim tarafından kullanıldığı, zilyetliğin ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği araştırılmalı, 2/B çalışma tutanaklarındaki … …’in kullanımında olduğuna ilişkin tespit ile murisin ölüm tarihi göz önünde bulundurularak mirasçılar arasında taksim yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşturulmalı, taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığının anlaşılması halinde, davalarının çekişmeli parsel üzerindeki kullanımlarının kendi adlarına mı, yoksa tüm mirasçılar adına mı sürdürüldüğü sorulup saptanmalıdır. Eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 21.05.2012 günü oybirliği ile karar verildi.