Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1934 E. 2012/7704 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1934
KARAR NO : 2012/7704
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 106 ada 35, 43, 44, 48, 49, 50, 51, 54, 64, 65, 66, 67 ve 84 nolu parseller, 142 ada 12, 24, 38 ve 39 nolu parseller, 103 ada 52, 58 ve 81 nolu parseller, 105 ada 204, 134 ada 6, 132 ada 15 ve 137 da 7 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla ve çayır niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 142 ada 24 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına, diğer parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince orman sınırlandırması yapılmıştır.
1) Hazinenin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) Davalılar vekilinin dava konusu 142 ada 24 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın 1957 tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda görüldüğü, en eski tarihli hava fotoğraflarında da orman sayılan alanda kaldığı belirtilmiş ise de, rapora ekli memleket haritasında taşınmaz orman sayılmayan açık alanda görüldüğü gibi eylemli olarak da taşınmaz üzerinde herhangi bir orman ağacının bulunmadığı ve ziraat bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de eskiden beri tarım arazisi olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Bu somut olgulara aykırı düşen bilirkişi raporuna itibar edilemez. Diğer taraftan taşınmazın eski tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de, taşınmazların hava fotoğraflarındaki konumu gösterilmediğinden bu yönüyle de rapor denetlenememektedir. Denetime elverişli olmayan rapor hükme esas alınamaz. Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin kadastro tutanakları ve dayanak belgeleri ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su işleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; eski tarihli hava fotoğrafları ile orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın hava fotoğraflarındaki konumu ve görüntüsü rapor ekinde gösterilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ; 1) Birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin dava konusu 142 ada 24 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 21/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.