YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1981
KARAR NO : 2012/7029
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen) ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında … köyü, 495 parsel sayılı 2/B parselinin kadastro tutanağının beyanlar hanesine … ve …. …’in zilyetliğinde olduğu şerhi verilmiştir. Davacı, taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğu halde beyanlar hanesinde davalının da yazıldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli … köyü 495 parsel sayılı taşınmaz, 2/B madde uygulaması nedeniyle tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilerek, tutanağın beyanlar hanesine ”6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır.” ve ”Parselin … ve ….. …’in müşterek kullanımında” olduğu konularında şerh verilmiştir. Dava, ister taşınmaz mülkiyetinin aktarılmasına ilişkin kadastro tespitine itiraz, isterse 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tespiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak açılmış olsun, kural olarak; bu tür davaların, tespit malikleri ile, tutanağın beyanlar hanesinde isimleri yazılı kişi ya da kişilere husumet yöneltilerek açılması zorunludur. Somut olayda; davacı tarafından husumetin tutanağın beyanlar hanesinde ismi yazılı “… …” yerine “…”’e yöneltildiği, mahkemece, işin esasına girerek keşif ve uygulama yapmadan davanın yanlış kişiye yöneltilmesi nedeniyle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, oysa davacı tarafın davalı olarak asıl dava etmek istediğinin “…” olmayıp “… …” olduğu, dosyanın tefrik edildiği mahkemenin 2010/22 esas sayılı dosyasının 17.08.2010 günlü duruşmasına davalının katıldığı ve “… kızı …” olarak beyanının alındığı, davacı iddialarına göre halk arasında “…’nin” “Iraz” olarak bilindiği için davanın bu şekilde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece, H.Y.Y.’nın 124. maddesi gereği taraf değişikliğinin maddi bir hatadan kaynaklandığı ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı dikkate alınarak tarafların iddia ve savunmaları toplanmalı, yürürlükte bulunan 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 4. madde gözönünde bulundurulmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 10.05.2012 günü oybirliği ile karar verildi.