YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2053
KARAR NO : 2012/7848
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1974 yılında yapılan genel arazisi kadastrosu sırasında ….. köyü, 514 parsel sayılı 24400,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle dava dışı … … adına tesbit edilerek itirazsız kesinleşmiş daha sonra 17.03.1995 tarihinde satış yoluyla davalı gerçek kişiye intikal etmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın yörede ilk kez yapılan ve 11.06.2009 -11.12.2009 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi orman olduğu halde taşınmazın orman kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığı iddiasıyla işlemin iptali ile taşınmazın orman alanı içine alınması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, yörede arazi kadastrosunun kesinleştiği 31.12.1974 tarihinden, davanın açıldığı 13.10.2009 tarihe kadar, 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğundan ve 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince bu hüküm devlet ve kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın herkese uygulanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, mahkemece verilen bu ilk hüküm davacı … Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 31.05.2010 tarih ve 2010/3921-7442 sayılı bozma kararında özetle; [İncelenen dosya kapsamından, davanın; orman kadastrosuna itiraza ilişkin olup, bu aşamada mülkiyet aktarımını gerektirir tapu iptali ve tescile ilişkin olmadığından, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6831 sayılı Orman Yasasının 7. maddesindeki “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit (bu kavram içine daha önce arazi kadastrosu yapılan ve yapılmayan tüm taşınmazların girdiğinin kabulü gerekir) taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti, orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılan orman kadastrosuna, davacı … Yönetimi tarafından aynı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre 6 aylık süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açıldığından, mahkemece işin esasına girilerek, uzman orman bilirkişileri aracılığı ile yöntemine uygun biçimde orman araştırma yapılarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi ve orman kadastrosuna itiraz davalarına bakan kadastro mahkemelerinin orman sınırı içinde kalan taşınmazların tapu kaydını iptal etme yetkisinin bulunmadığının düşünülmesi” gereğine değinilmiştir.Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı … Yönetiminin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Yasanın 11/1 maddesi gereğince 6 aylık askı ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 11.06.2009 ila 11.12.2009 tarihleri arasında ilan edilerek eldeki dava nedeniyle çekişmeli taşınmaz yönünden kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastro işlemi ise 27.11.1974 ila 30.12.1974 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.