YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2088
KARAR NO : 2012/7156
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, …. köyü ….. mevkindeki 474 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, yörede 17/03/2008 tarihinde ilk kez yapılan ve ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sırasında, öncesi orman olan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın orman alanı içine alınmasını, orman olarak Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, …. köyü 474 parsel sayılı taşınmaz yönünden 164 nolu Orman Kadastro Komisyonu kararının iptali ile orman sınırları içerisine alınmasına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından taşınmazın orman olarak Hazine adına tescili gerektiği istemiyle, davalı … tarafından da esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, genel arazi kadastrosu 1965 yılında yapılmış sonuçları ilân edilerek kesinleşmiştir. Çekişmeli 474 parsel sayılı taşınmaz, 1965 yılında yapılan arazi kadastro çalışmalarında Ruhi … adına kadastro tespiti yapılmış, Orman Yönetiminin yapılan kadastro tespitine itirazı üzerine Akhisar Tapulama Hakimliğinin 16.11.1967 gün ve 1966/221 E. 1967/191 K. sayılı kararı ile itirazın reddine tespit gibi tesciline karar verilerek hüküm kesinleşmiştir. Taşınmaz, taksim (paylaşım) sonunda 25.08.1997 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, çekişmeli taşınmazın resmî belgelere göre, uzman orman bilirkişi tarafından yapılan incelemesinde orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek, … olduğu şekilde hüküm kurulmuşsa da, temyize konu 474 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine Orman Yönetiminin itirazı üzerine oluşturulan ve kesinleşen hüküm (eski HYUY’nin 237. maddesi) HMK’nın 303. maddesi bağlamında davanın tarafları olan Orman Yönetimi ve gerçek kişi yönünden kesin hüküm olduğu ve davanın taraflarını bağlayacağı düşünülüp değerlendirilmemiştir.
Kural olarak, kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi zorunludur. Kesin hüküm davanın taraflarını, ve halefiyet yolu ile davanın taraflarının akdi ve irsî haleflerini de bağlar. Kesin hükmün varlığı halinde başkaca delil aranmaksızın aynı taşınmaz ya da taşınmazlara ilişkin sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Bu nedenle; Orman Yönetiminin açtığı orman kadastrosuna itiraz davasının (eski HYUY’nin 237. maddesi) HMK’nın 303. maddesi uyarınca kesin küküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, … olduğu şekilde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin tescil istemine yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine ve davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 14/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.