YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2144
KARAR NO : 2012/8701
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi 14.12.2004 tarihli dilekçesiyle, … köyü 1938 sayılı parselin yörede yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını iddia ederek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın daha sonra arazi kadastrosu yoluyla oluşturulan tapu kaydının iptal ve orman niteliğiyle tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, 1976 yılında ilk tahditin aplikasyonu ve … Paşa Vakfının tapulu taşınmazları yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile tahditi iptal edilen yerler hakkında yapılan ormanların kadastrosu çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, bu işlemlere karşı yapılan itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri de 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. Daha sonra, 1988 yılında 36 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Yörede 1990 yılında yapılan genel kadastroda 1938 pasel sayılı 1381 m2 yüzölçmündeki taşınmaz belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiş, Vakıflar Yönetimninin davasının feragat nedeniyle reddine ilişkin 20.01.1992 gün ve 1991/1768 – 920 sayılı kararının temyiz edilmeden 09.03.1992 tarihinde kesinleşmesiyle bu kişi adına tapuya kayıt edilmiş, 04.11.1998 gün ve 539 sayılı encümen kararı ile safyası kapatılarak 49 m2’si DOP olarak ayrıldıktan sonra, kalan bölümünün 299 m2 bölümünün 20021 ada 1 parsel, 603 m2 bölümünün ise 20022 ada 5 sayılı parsele şuyulandırıldığı, eylemli olarak imar planında (A) ve (B) ile gösterilen 959 m2 bölümünün imar yolu olarak ayrılıp, (D) ile gösterilen 340 m2 bölümünde 20022 ada 11 parsel, (C) ile gösterilen 82 m2 bölümünün ise 20023 da 3 sayılı parsel olarak ifraz edildiği, yeniden yapılan parselasyon ile 20021 ada 1, 2 ve 3, 20022 ada 1 ilâ 6 sayılı parsellerin ada numaralarında bir değişikilik olmadan 7 ilâ 12 sayılı parsellerin oluştuğu saptanmıştır.
2012/2144 – 8701
Getirtilen tapu kayıtları ve krokilerden, çekişmeli parselin 2981 sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla çekişmeli parselin çap krokisi içinde aynı köy 20023 ada 3 ve 20022 ada 11 sayılı parsellerin oluşturulduğu, bir bölümünün ise imar yolu olarak bırakıldığı, sözü edilen parsellerin davalılar dışında başka paydaşlarının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda davalı sıfatının taşınmazın tapudaki pay sahibi olan tüm malik yada maliklerine ait olduğu, davanın … köyü 1938 sayılı parselin çap krokisi içinde kalan taşınmaz için açıldığı, çap krokisi içinde bir bölümün imar yolu olarak bırakıldığı, bu nedenle imar uygulamasını yapan belediyenin davalı sıfatının bulunduğu, parselasyon ile 1938 sayılı parselin tapudaki sayfasının kapatıldığı, ifrazen 20023 ada 3 ve 20022 ada 11 sayılı parsellerin oluştuğu, bu parsellerde davalıların payları bulunmakla birlikte, davalılar dışında da bir kısım paydaşlarının bulunduğu, davalı sıfatı bulunan diğer tapu maliklerinin yokluklarında yargılama yapıp hüküm kurulamayacağı, bu nedenle imar uygulaması ve parselasyonu yapan belediye başkanlığı ile 20023 ada 3 ve 20022 ada 11 sayılı parsellerin davalılar dışındaki diğer paydaşları aleyhine dava açması için olanak verilmesi ve dava açması halinde davaların birleştirilerek aleyhine dava açılanların savunma ve delillerinin sorularak yargılamaya devam edilmesi gerektiği düşünülmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 07/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.