Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/2148 E. 2012/7731 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2148
KARAR NO : 2012/7731
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.04.2009 tarih ve 2009/4897 E., 2009/6893 K. sayılı bozma kararında özetle; “Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savı ile dava açmış, … ise, taşınmazın kendi adına tapuda kayıtlı yeri olduğu savı ile davaya katılmıştır. Mahkemece taşınmazın resmî belgelere dayalı olarak yapılan incelemede orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığına göre; çekişmeli taşınmazın bulunduğu Ölçek köyünde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre orman kadastrosu yapıldığı bildirildiği halde, bu sınırlamaya ilişkin işe başlama, çalışma ve işi bitirme tutanaklarının getirtilmediği, bu sınırlamada orman alanlarının belirlenerek tutanak düzenlenip düzenlenmediği ve 5304 sayılı Yasa uygulaması nedeniyle kısmî ilâna çıkartılıp çıkartılmadığı sorulmamış, 18.12.2006 tarihli tutanak ve ölçeksiz bir haritayla yetinilmiştir. Ayrıca; yönetimden gelen 08.01.2007 tarihli yazı ekinde gönderilen tarihsiz memleket haritasında çekişmeli taşınmaz beyaz renkli açık alanda işaretlendiği, karara dayanak alınan orman bilirkişi raporu ekindeki 1967 yılı yapımı ve 1968 yılı basım tarihli memleket haritasında kısmen yeşil alanda gösterildiği, taşınmaz eğiminin % 4 olduğu, ancak, yeşil alanda işaretlenme nedeninin ve memleket haritası lejantında ne olduğu belirtilmemiş, kadastro paftasıyla memleket haritasının ölçekleri denkleştirilmek suretiyle çevre parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazın haritalardaki konumu gösterilmemiş, 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan sınırlamaya ilişkin haritanın dahi kadastro paftasıyla birlikte memleket haritası üzerine aplike edilerek orman sınır noktaları belirlenmemiştir. Rapor bu haliyle taşınmazın öncesinin orman niteliğini belirlemede yeterli ve kanat verici olmayıp bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Ayrıca; müdahil davacının dayandığı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilmemiş, kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği sorulmamış, uygulamada komşu parsel dayanağı kayıtlardan yararlanılarak uygulanıp, kaydın taşınmaza uyup uymadığı da denetlenmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönünden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı yöntemince zemine uygulanıp, komşu parsellere ait kayıtlardan da yararlanılmak suretiyle 3402 sayılı Yasanın 20. maddesi gereğince kapsamı belirlenmeli; teknik bilirkişiye kaydın kapsamını belirtir ve keşfi izlemeye imkan verir kroki tanzim ettirilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, çekişmeli 164 ada 18 nolu taşınmazın, (B) ile gösterilen bölümü yönünden müdahil davacı yararına kazandırıcı zaman aşımı yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu, (A) ile gösterilen bölümün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve 164 ada 18 nolu parselin bilirkişi raporuna ekli krokide (B) ile gösterilen 4245,89 m2 yüzölçümlü bölümün, müdahil davacı … adına tesciline, (A) ile gösterilen 2563,43 m2 yüzölçümlü bölümün orman olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından taşınmazın (B) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiş, mahkemece kararın Orman İdaresine 02.11.2011 tarihinde tebliğ edildiği, ancak; kararın Orman İdare temsilcisi tarafından süresinde temyiz edilmediği anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu ek karar Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
İncelenen dosyada yeralan belgeler üzerindeki tebliğ ve temyiz tarihlerine göre, temyiz dilekçesinin yasal süre içinde verilmediği anlaşılmıştır. Bu sebeple, yerel mahkemenin süre aşımı yönünden temyiz isteminin reddi yolunda verdiği kararda bir isabetsiz görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.