Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/2342 E. 2012/8103 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2342
KARAR NO : 2012/8103
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yöentimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Orman Yönetimi, davalı adına tapuda kayıtlı olan, …. beldesi ….. mahallesi 176 ada 14 parsel sayılı taşınmazın, 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde ve fiilen orman olduğunu ileri sürerek tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, davaya konu taşınmazın 07.07.2010 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (B) işaretli 301,79 m²’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 sayılı Yasaya göre 1951 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 3402 sayılı Yasaya göre 1990 yılında yapılıp aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Yörede genel arazi kadastro çalışmaları 29.09.1993 tarihinde yapılıp 09.06.1994 ila 08.07.1994 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiş ve dava konusu taşınmaz davalı adına tapu siciline tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu, bu bölümün asliye hukuk mahkemesi’nin 2006/2423 esas 2006/4762 sayılı dosyası arasında rapor veren orman bilirkişi raporu ekindeki krokide de tahdid dışında gösterildiği, bu hususta her iki raporun ekindeki krokiler arasında bir çelişkinin bulunmadığı, asliye hukuk mahkemesinin belirtilen dosyasının tarafları ve konusu farklı olmakla kesin hüküm oluşturmayacağından temyize konu davanın taraflarını bağlamayacağı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı H.Y.U.Y.nın 438. maddesi gereğince ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.