Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/2484 E. 2012/8921 K. 13.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2484
KARAR NO : 2012/8921
KARAR TARİHİ : 13.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.10.10 gün ve 9162-13092 sayılı bozma kararı özetle: “Kadastro sırasında, … köyü 105 ada 53-68 parsel sayılı sırasıyla 5528,86 m2 ve 5187,28 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tarla niteliğiyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu 53 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile ham toprak niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 68 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davacı Hazinenin dava konusu 105 ada 68 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davalı …’nın 105 ada 53 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 10 yıldan beri kullanılmamasının zilyetliğin iradi terki olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davalının temyiz dilekçesinde taşınmazın bulunduğu köyün terör bölgesinde olması nedeniyle son zamanlarda kullanamadıklarını belirttiği, taşınmazın konum olarak da ziraat arazileri ile çevrili olduğu ve ziraat bilirkişi raporuna göre de, killi-tınlı toprak yapısına sahip, uzun yıllar tarım arazisi olarak kullanıldığı, sulanabilen tarım arazi niteliğinde olduğunu, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de uzun yıllardan beri kullanılan tarım arazisi olduğu gözönüne alındığında, uzun yıllar
2012/2484- 8921
tarım arazisi olarak kullanılan ve sulama imkanına sahip taşınmazın 10 yıldan beri terör olaylarının da etkisiyle kullanılmamış olması zilyetliğin terki olarak değerlendirilemez. Bu nedenle, Hazinenin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması isabetsizdir.” şeklindedir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, Hazinenin davasının reddine,53 parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Yörede 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre orman kadastrosu yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 13/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.