YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2566
KARAR NO : 2012/8857
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin, 29.01.2004 gün ve 2003/11773 E., 2004/393 K. sayılı bozma kararında özetle; “Yapılan keşiflerde alınan raporlarda, taşınmazın orman sayılan ve sayılmayan bölümlerinin farklı ve taşınmazın genel yüzölçümüne göre hatalı hesaplandığı, hükme esas alınan son raporlarda, fen bilirkişi ve orman bilirkişi raporlarının orman sayılan ve sayılmayan alanlar yönünden çelişki bulunmaktadır. Çelişkili bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulamaz. Bu nedenle, taşınmazın kesinleşmemiş orman kadastro haritası üzerindeki konumu gösterilmeli, resmi belgelere göre durumu saptanmalı, usulünce orman araştırması yapıldıktan sonra, orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edilmesi halinde, tespite esas alınan 32, 33, 34 ve tahrir numaralı vergi kayıtları uygulanarak kapsamları belirlenmeli, bundan sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, komşu 224, 230 ve 231 nolu parsellere uygulanan tapu kayıtlarının, çekişmeli parselde davalının zilyetliğinin bulunduğunu doğruladığı, taşınmazın (A1) ve (A2) ile gösterilen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu, (B) ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) ve (A2) ile gösterilen sırayla 20314,29 m2, 2398,55 m2 yüzölçümlü bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline, (B) ile gösterilen 39891,93 m2 yüzölçümlü bölümün tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından, taşınmazın (B) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1983 yılında yapılıp, dava tarihinde kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Yasaya göre yapılan 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece davacı … Yönetiminin davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; 18.06.2002 tarihli kararda (B) ve (C) ile gösterilen 24445 m2 yüzölçümlü taşınmaz bölümü orman sayılarak hüküm kurulmuş, davalı gerçek kişi, bozma öncesi aleyhteki kararı temyiz etmemiş ve mahkemece de bozma ilamına uyulmakla Orman Yönetimi yararına usulî kazanılmış hak oluşmuştur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nda anılan ilkeye ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, “Usulî Kazanılmış Hak” davaların uzamasını önlemek, hukukî alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
2012/2566 – 2012/8857
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan inceleme ve uygulama sonucu verilen 13.12.2011 tarihli kararda ise (A1) ve (A2) ile gösterilen toplam 22712,84 m2 yüzölçümlü taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına, (B) ile gösterilen 39891,93 m2 yüzölçümlü taşınmazın davalı … adına tesciline karar verilmiş ise de, bozma öncesi kararı, davalı gerçek kişi temyiz etmediğinden davacı … Yönetimi yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek, çekişmeli taşınmazın bozma öncesinde hükme dayanak yapılan fen bilirkişi tarafından düzenlenen 09.04.2002 havale tarihli rapor ekindeki krokide (B) ve (C) ile işaretlenen 24245 m2 yüzölçümlü kesiminin orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, çekişmeli taşınmazın (A1) ve (A2) ile gösterilen bölümlerinin, orman sınırları içine alınmasına karar verilmesi gerekirken, bu bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına, (B) ile gösterilen bölümün de davalı kişi adına tapuya tescili şeklinde mükerrer kayıt oluşturulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.