Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/2620 E. 2012/9392 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2620
KARAR NO : 2012/9392
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kulllanım kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
3402 Sayılı Yasanın (5831 Sayılı Yasanın 8. maddesiyle eklenen) Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında … Köyü 121 ada 3, 4, 5, 6, 8 ve 9 parsel sayılı 2/B parsellerinin kadastro tutanağının beyanlar hanesine “Davalıların zilyetliğinde olduğu” şerhi verilmiştir. Davacı, babasından kalan taşınmazlarda kendi payı da olduğu halde beyanlar hanesine adının yazılmadığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece; dava konusu taşınmazlar hakkında açılan davanın reddine, davalı … hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
Dava konusu … köyü 121 ada 3, 4, 5, 6, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması nedeniyle orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmişler, davacı taşınmazların beyanlar hanesinde yazılı şerhlerin hatalı olduğunu bildirerek sadece davalı gerçek kişilere husumet yönelterek dava açmıştır. Tespit maliki Hazine olduğu halde, Hazineye de husumetin yöneltilerek davanın açılması gerekirken, sadece davalı gerçek kişilere yönelik açılan davanın görülüp sonuçlandırılması doğru değildir. Bu nedenle; mahkemece, yasal hasım olan Hazine davaya dahil edilerek husumet yaygınlaştırılıp taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra tüm tarafların iddia ve savunmaları toplanmalı ve yürürlükte bulunan 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 4. madde de gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; kadastro hakimi düzenli sicil oluşturmak zorunda olduğu halde, çekişmeli taşınmazlar hakkında sicil oluşturulmaması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 21/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.