Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/291 E. 2012/6217 K. 24.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/291
KARAR NO : 2012/6217
KARAR TARİHİ : 24.04.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü, 147 ada 60 parsel sayılı 3015,64 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde şerhi verilerek Hazine adına bahçe niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı, yaklaşık 5 dönüm miktarındaki taşınmazının 147 ada 60 parsel sayılı taşınmaz içinde tespit gördüğü iddiasıyla irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 758,65 m² bölümün davacı adına tesciline, aynı krokide (B) ile gösterilen 2257,04 m² bölümün tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş, mahkemece verilen bu ilk hüküm davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.12.1999 tarih, 1999/11056-12035 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı konusunda yeniden yapılacak keşifle ziraat bilirkişisinden rapor alınması, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirilip uygulanması ve davacı gerek kişi yanında murisler yönünden de sulu ve susuz olarak kazanılmış taşınmaz miktarının belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 147 ada 60 sayılı parselin tespitinin iptali ile 20.05.2010 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde B1=(1228,52 m2) ve B2 (1028.52 m2) ile gösterilen bölümlerin orman niteliğiyle, A=(758.65 m2) ile gösterilen bölümün ise bahçe niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, mahkemece verilen bu ikinci hüküm davacı … tarafından taşınmazın (A) bölümüne ve davalı Hazine tarafından ise (B1) ve (B2) bölümlerinin niteliğine yönelik temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.12.1999 tarih, 1999/11056-12035 sayılı bozma kararında özetle, “İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın B1=(1228,52 m2) ve B2=(1028,52 m2) ile gösterilen toplam 2257,04 m2 bölümün orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen Hazinenin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı …’un temyiz itirazları yönünden ise, mahkemece çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 758.65 m2 bölümünün orman sayılmayan yerlerden olup, ziraat arazisi niteliğinde olduğu davacını yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin
dolduğu kabul edilmesine rağmen 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde belirtilen 100 dönümlük yasal sınırın aşıldığı gerekçesi ile bu kısımla ilgili davanın reddine karar verilmesi dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dosyada bulunan davalı adına senetsiz tespit gören taşınmazların kadastro tutanak suretlerinden taşınmazların toplam miktarının 33844,14 m2 olduğu anlaşılmaktadır. (A) harfi ile gösterilen bölüm ile davacı adına senetsiz tespit gören taşınmazların toplam miktarı 100 dönümü geçmemektedir. Bu nedenle; mahkemece bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve … köyü, 147 ada 60 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın 20.05.2010 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 758,65 m² bölümün bahçe vasfıyla davacı gerçek kişi adına tesciline, mahkemenin 21/05/2010 tarih 2000/15 E, 2010/76 K, sayılı kararının sair yönleri onanarak kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle diğer yönlerden ayrıca yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 03.07.1973 tarihinde ilan edilerek kesinleşen seri bazda orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1994 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 24/04/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.