Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/2933 E. 2012/9295 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2933
KARAR NO : 2012/9295
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununa 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde uyarınca 2/B madde alanlarında yapılan kadastro sırasında … köyü 200 ada 10 ve 11 parsel sayılı sırasıyla 1195 m2, 3348 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla belgesizden Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve 10 parselin …, 11 parselin … kullanımında olduğu ve ayrıca her iki parselin 200 ada 2 parselin içinde kaldığı açıklaması yazılarak tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazların kendisine ait 200 ada 2 parselin içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 200 ada 10 parselin tamamının, 11 parselin (A) işaretli 394,46 m2 bölümünün kadastro tespitinin iptaline, 11 parselin (B) işaretli 2953,84 m2 bölümünün tarla niteliğiyle Hazine adına tesciline ve 1959 doğumlu …’in kullanımında olduğunun şerhine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununa 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde uyarınca 2/B madde alanlarında yapılan kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Yapılan incelemede; yerel mahkemece yargılamanın sonuçlandırıldığı son oturumda “Davanın kısmen kabul, kısmen reddine” biçiminde tefhim olunduğu, gerekçeli kararda ise davanın kısmen kabulüne, 200 ada 10 parselin tamamının, 11 parselin (A) işaretli 394,46 m2 bölümünün kadastro tespitinin iptaline, 11 parselin (B) işaretli 2953,84 m2 bölümünün tarla niteliğiyle Hazine adına tesciline ve 1959 doğumlu …’in kullanımında olduğunun” şerhine karar verilmiştir. Kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olması, 10.04.1992 tarih 91/7 – 92/4 sayılı İBBGK kararına göre mutlak bozma nedenidir. Bu nedenle, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 19.06.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.