YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2976
KARAR NO : 2012/8702
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 16.03.2010.günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar … ve diğerleri vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 22.11.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden Canberk Saylan ve diğerleri vekili Avukat … ile diğer taraftan Orman Yönetimi vekili Avukat Birsen Tamkoç İrak geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişilerin 29.01.1988 tarihli dava dilekçesiyle, Marmara ilçesi, … köyü sınırları içinde bulunan, öncesi orman sayılmayan Kasım 1954 tarih 74, Ağustos 1932 tarih 8 ve 9 Temmuz 1934 tarih 11 ve 12 1932 tarih 7 numaralı tapu kayıt kapsamında kalan taşınmazların, 42 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yörede 1986 yılında yapılan ve 31.07.1987 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasında orman olarak nitelendirilip, orman olarak sınırlandırıldığı, yapılan bu işlemin iptali istemiyle Orman Bakanlığı aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, Marmara ilçesi, … beldesinde bulunan, fen ve uzman orman bilirkişiler kurulunun 26.02.1993 tarihli rapor ve krokilerinde 1, 2, 3, 4, 6 ve 8 numara ile işaretli taşınmazlara ilişkin orman sınırlandırmasının iptaline ve davacılar adına orman sınırları dışına çıkarılmasına, 5 numaralı taşınmazın iadeye tabi orman niteliğinde olduğundan taşınmazın orman sınırlandırmasının iptali ile özel orman olarak davacılar adına orman sınırlandırması dışına çıkarılmasına, 7 nolu taşınmaz yönünden davacıların davasının reddine ilişkin Marmara Kadastro Mahkemesinin 13.10.1999 gün ve 1999/4-45 sayılı kararının, davalı … Yönetimi vekili tarafından fen bilirkişi krokisinde 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 8 ile işaretlenen bölümler yönünden temyiz edilmiş,
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.03.2006 gün ve 2006/3048-3535 sayılı kararıyla özet olarak “Dayanak bilirkişi krokisinde (7) ile gösterilen bölümün devlet ormanı olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlem kesinleşmiş olduğundan Orman Yönetiminin ekli bilirkişi krokisinde 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 8 ile işaretlenerek gösterilen bölümlerine ilişkin hüküm özetle “Davacıların tarla, bağ, bahçe, zeytinlik, özel mera, mermer ve taşocağı cinsli tapu kayıtlarına dayanarak orman kadastrosunun iptalini istediği, mahkemece fen ve uzman orman bilirkişiler kurulu aracılığı ile 25.08.1992 tarihinde yapılan keşifte dayanılan tapu kayıtları ile diğer resmi belgeler uygulaması sonucu, uzman orman bilirkişiler kurulunun düzenlediği 26.02.1993 tarihli raporda krokilerinde 1 ilâ 8 numara ile gösterilen yerlerin 1/25000 ölçekli memleket haritası ile üç adet hava fotoğrafı ve orman kadastro haritasının taşınmazların
2012/2976 – 8702
öncesini esas alarak inceleme yaptıklarını bildirmişlerse de, dava konusu taşınmazların eski tarihli memleket haritasındaki konum ve nitelendirilme biçimlerini tartışmadıkları, 1969 tarihli hava fotoğraflarını incelemedikleri, memleket haritası ve orman kadastro haritasını yöntemince uygulamadıkları, çekişmeli taşınmazın bu belgelerdeki konumunu işaretlemedikleri, tapu kayıtlarının uygulanması konusunda kendisinden rapor alınan kadastro şefi Mustafa Dinç, Kasım 1992 tarihli raporunda davacıların dayandığı Kasım 1954 tarih 74 sıra nolu tapu kaydının sınırlarını düzenlediği haritada göstermişse de, diğer dayanak tapu kayıtlarının hangi taşınmazları ne şekilde kapsadığının tartışılmadığı, bu haliyle alınan raporların yetersiz olduğu, bu nedenle, öncelikle çekişmeli taşınmazların bulunduğu İstanbul Marmara ilçesi, … köyü, …, Mermer Ocakları ve … mevkilerinde bulunan yaklaşık 9840 dönüm araziye ait 1957, 1958, 1968, 1969, 1980 ve 1982 yıllarına ait hava fotoğrafları ile bu fotoğraflara dayanılarak üretilen memleket haritaları orijinal örnekleri harita genel komutanlığından amenajman planları ile orman kadastro haritasının orijinal örneklerinin Orman Genel Müdürlüğünden istenip dosyaya konulması, davacıların dayandıkları tüm tapu kayıtlarının (dosyaya getirtilenler dışında eksik olanların) Kasım 1959 tarih 74 numaralı tapunun geldisi Temmuz 1303 tarihli tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittilerinin varsa krokileri ile birlikte kayıtlar üzerindeki beyan ve şerhleri, nitelik, miktar ve iktisap sütunları ile birlikte ve (tapu sicil defterinin fotokopisi olmayacak şekilde) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile yerel tapu idaresinden ayrı ayrı getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisi ile bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmesi; mera cinsli Kasım 1954 tarih 74 nolu tapu kaydının geldisi Temmuz 1303 tarihli tapu kaydının … Çiftliğinin genel sınırlarını gösterdiği, diğer Ağustos 1932 tarih 8 ve 9, Temmuz 1934 tarih 11 ve 12; Ağustos 1932 tarih 7; Ocak 1933 tarih 36 ve 37; Kasım 1940 tarih 1, 2 ve 3; Eylül 1972 tarih 80, 81 ve 82; Kasım 1983 tarih 7; Ağustos 1943 tarih 57; Ağustos 1977 tarih 46; Kasım 1950 tarih 334; Nisan 1957 tarih 79; Ağustos 1975 tarih 79, Şubat 1977 tarih 47; Kasım 1950 tarih 31; Nisan 1957 tarih 78; Ağustos 1975 tarih 80 ve 81; Kasım 1950 tarih 335, 336; Nisan 1957 tarih 76, 77; Ağustos 1975 tarih 82, 83; Mart 1951 tarih 76, 77 ve 78; Ağustos 1955 tarih 1, 2 ve 3; Eylül 1957 tarih 75, 76, 77; Kasım 1983 tarih 2, 3 ve 4; Nisan 1941 tarih 2; Şubat 1942 tarih 48; Nisan 1942 tarih 46; Eylül 1972 tarih 74; Kasım 1983 tarih 1; Eylül 1972 tarih 78 ve 79; Kasım 1983 tarih 6; Ağustos 1933 tarih 1; Kasım 1983 tarih 5; Mayıs 1960 tarih 101, 102, 103 ve 104; Mart 1961 tarih 27, 28; 55 ve 56; Kasım 1961 tarih 62 ve 63; Şubat 1963 tarih 41 ve 42; Eylül 1972 tarih 83 ve 84 ve Kasım 1983 tarih 8 ve 9 nolu tapuların ise, bu çiftliğin genel sınırları içerisinde ayrı ayrı taşınmazlar için oluşturulduğu, gerek çiftliğin genel sınırlarına ait, gerekse bu sınırlar içinde bulunan tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazların resmi belgelere göre orman olduğunun saptanması halinde 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince hiç bir bildirime gerek olmadan devletleştirilmesi nedeniyle tapu kayıtlarının yasal değerini yitireceği, bu tapu kayıtlarının kapsamı orman olmasa bile, bilirkişilerin krokisinde 7 numaralı yerin orman olduğu
2012/2976 – 8702
kabul edilip gerçek kişilerin davası reddedilerek bu bölümün devlet Ormanı olduğu kesinleştiğine göre tapu kayıtlarının kapsamlarının 3402 sayılı Yasanın 20/c maddesi gereğince yüzölçümleri ile geçerli olacağının düşünülmesi, diğer taraftan 5 numara ile işaretlenen bölümün öncesi ve eylemli durumu halen orman ise de, 5658 sayılı Yasaya göre iadeye tabi özel orman olduğu kabul edildiği, ne var ki; devlet ormanına bitişik ve ondan tamamen ayrılmayan ormanlar özel orman olarak kabul edilemeyeceği gibi; dayanılan tapu kaydının orman nitelikli bir tapu kaydı da olmadığı, haritada 5 numara ile işaretli 300 dönüm yüzölçümlü olan ve özel orman olarak kabul edilen yerin hangi tapu kaydı kapsamında kaldığının da belirlenmediği, tapu kaydının çekişmeli yere uymaması ya da uysa bile yasada belirtilen koşullarla devlet ormanlarından tamamen ayrılmaması halinde 5 nolu yerin özel orman olduğu kabul edilemeyeceği gözönünde bulundurularak davanın devamı sırasında yörede arazi kadastrosu yapılmış ve çekişmeli parseller hakkında kadastro tespit tutanaklarının düzenlenip düzenlenmediği kadastro müdürlüğünden sorularak tespit tutanakları düzenlenmemişse bulunduğu yerden getirtilip dava dosyası ile birleştirilmesi; dayanılan tapu kayıtlarının bir kısmının cinsi Taşocağı-mera nitelikli olup, zemini Şehzade Sultan Mehmet Han Vakıflarına ait olduğu, iktisap ve nitelik sütunlarından yazılı olduğu, tapu kayıtları ile davacılar arasındaki akdi ve hukuki bağın ne şekilde oluştuğunun da araştırılmadığı, tapu kayıtlarının ilk oluşturduğu sınırları ile uygulanıp kapsamlarının tayin edilmesi, daha sonra ifraz tapuları ve kapsamları saptanması, bilirkişiler tarafından düzenlenecek bileşik haritada, tapu kaydında yazılı sınırlar ayrı renkli kalemlerle işaretlenerek yapılan uygulama gösterilmesi; böylesine yapılan araştırma ve uygulama sonucu tapu kayıtlarının kapsamında kalan taşınmazların tamamı ya da bir kısmının orman ya da orman toprağı sayılan yerlerden olmadığının saptanması halinde, tapu kayıtları değişir sınırlı olması nedeniyle 3402 sayılı Yasanın 20/c ve 32/3. maddeleri gereğince miktarı ile kapsamı belirlenmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilerek BOZULMUŞTUR. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez davanın KABULÜNE, çekişmeli Marmara ilçesi, … beldesinde bulunan fen ve harita bilirkişilerinin 22.06.2010 gülü raporunun ekindeki krokilerde ve haritalarda 1, 2, 3, 4, 6 ve 8 numaralı parsellerin orman sınırlandırmasının iptali ile orman sınırları dışına çıkarılmasına, bilirkişi raporlarına ekli krokide 5 ile gösterilen taşınmazın özel orman olarak sınırlandırmasının iptaline ve orman sınırları dışına çıkarılmasına ekli krokide 7 ile gösterilen orman alanı olarak kesinleşmesi ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) aleyhine açılan davanın husumetten reddine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı gerçek kişiler vekili temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep etmiştir. .
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre, dava; orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen gereklerine uyulmamıştır. Şöyle ki, çekişmeli taşınmazlara uyduğu iddia edilen tapu kayıtlarının tesis ve tedavülleri bir sıra dahilinde getirtilip, kök kayıtlar Fatih Sultan Mehmet Han vafkından geldiğine göre, ne zaman vakıf taşınmazı olmaktan çıkıp özel mülkiyete geçtiği, taviz bedelinin ödenip ödenmediği gibi hususlar araştırılmadan ve ilgili tapu kayıtlarında getirtilmeden, keşif tutanağına yerel bilirkişinin tapu kayıtlarının sınırlarını fen bilirkişiye göstereceğine ilişkin beyanı yazılarak, yerel bilirkişi ve fenbilirkişinin birlikte çalışmasın müsaade edilmiş, yerel bilirkişinin kendisine verdiği bilgilere dayalı olarak fen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, dayanılan tapu kayıtlarından hangilerinin hangi bölümlere uyduğu yönünde soyut görüşlerine yer verilmiş, komşu parsel kayıtları ile yerel bilirkişi beyanları denetlenmemiş, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düşük eğimli makilik olarak nitelendirildiği söylenen alanlar, rapora eklenen memleket haritasında yüksek eğimli yeşil renkli makilik alanlarda işaretlenmiş, mahkemece bu çelişkiler üzerinde durulmamış, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde 5 ile gösterilen bölümünün tapu kaydı kapsamında kalan etrafı tarım alanları ile çevrili iadeye tabi özel orman alanı olduğu kabul edilmişse de, bu bölümün 7 nolu bölüme sınır olduğu, fen
2012/2976 – 8702
bilirkişi krokisinde 7 ile gösterilen bu bölümün ise orman olgusunun hükmen kesinleştiği, bu nedenle 5 numaralı bölümün ormana sınır olmadığı söylenemeyeceği için, iade tabi özel orman olarak kabul edilemeyeceği gözetilmemiş, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde yapılan genel arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmaz bölümlerinin ne gibi işlem gördüğü, davanın aynı zamanda kadastro tesbitine itiraza dönüşüp dünüşmediği üzerinde de durulmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 sayılı yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.
Devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtları hukukî değerlerini yitirirler. 6831 sayılı Yasanın 3373 sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesi, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir. Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan tapu kaydı Yönetimi bağlamaz. 6831 sayılı Yasanın 3373 sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesi, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerdir. Bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi % 12’yi geçen yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından aynı Yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılır.
O halde mahkemece; a) çekişmeli parsellere uyduğu bildirilen tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren bir sıra dahilinde, tüm malik, cins ve miktar değişikliklerini evrakı müsbiteleri ile birlikte gösteren tüm tedavüllerinin yerel tapu idaresi, Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden getirtilip, Osmanlıca kayıtlar, Osmanlıca uzmanı bir bilirkişiye tercüme ettirilmeli,
b) Tapu kayıtlarının Fatih Sultan Mehmet Vakfına ait vakıf malı olup olmadığı, adı geçen vakfın niteliği, vakıf mali ise ne şekilde gerçek kişi mülkiyetine geçtiği, taviz bedeli ödenip ödenmediği, bu vakfın hali hazırdaki hukuki durumu Vakıflar Genel Müdürlüğünden sorulmalı, taviz bedeli ödenmişse ilgili kayıtlar üzerinde bilirkişiye inceleme yaptırılarak Fatih Sultan Mehmet Vakfının niteliği ve çekişmeli taşınmazların bu vakıf ile ilgisi rapor düzenlettirilmeli,
c) Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden sonra arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise kadastro tesbit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği kadastro müdürlüğünden sorularak çekişmeli yerlerle ilgili kadastro tesbit tutanakları ve var ise, tesbitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtları, tesbitleri itirazsız kesinleşenlerin bu yolla oluşan tapu kayıtlarının, halen itirazlı olanların ya da hükmen kesinleşenlerin dava dosyaları,
d) Çekişmeli taşınmazların komşuları olan taşınmazlar için tesbit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, sorularak düzenlenmişse kadastro tesbit tutanakları ve var ise tesbitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtları, itirazlı ya da hükmen kesinleşmişlerse ilgili dava dosyaları,
e) Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yere ilişkin en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarından dosyada bulunmayanlar getirtilerek dosyasına eklenmeli,
f) Daha sonra, tapu kayıtlarındaki sınırları ve memleket haritasındaki mevkileri bilecek ve bu davalar ile ilgisi olmayan, olabildiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler tesbit edilmeli, gerektiğinde tapu kayıtlarının bilinmeyen sınırlarında yardımcı olacak ve zilyetlik konusunda bilgi verecek tanık isimleri taraflardan istenmeli, önceki keşiflere katılmamış üç
2012/2976 – 8702
orman yüksek mühendisi, üç harita mühendisi, üç jeolog bilirkişi ve üç ziraat uzmanı bilirkişinin ismi yöntemince belirlenmeli, bu bilirkişilere tarafların itirazları olursa değerlendirilerek, gerektiğinde onların yerine başkaları seçilmeli,
Bilahare yapılacak keşifte; dayanılan tapu kayıtları bir sıra dahilinde yerel bilirkişiler yardımıyla yerine uygulanmalı, sözü edilen … çitliği sınırları içinde, ayrıca tarla ve bina nitelikli tapu kayıtları varsa, onlar dahi uygulanmalı, tapu kayıtlarının …, …, …, … gibi mevkii sınırları itibariyle değişebilir nitelikli sınırlar içerdiğinden, 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kayıt kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı gözönünde bulundurularak, tapu kayıtları yerine uygulanmalı; bilinmeyen sınırlar konusunda tarafların gösterecekleri tanıklar dinlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu parsel kayıtları ve eski tarihli memleket haritaları, köy isimleri ve sınırlarına ilişkin tüm kayıtlarla denetlenmeli, kayıtlar 3402 sayılı Yasanın 20 ve 21. maddeleri hükmüne göre sabit sınırlarla bağlantısı kesilmemek suretiyle, bu sınırlardan başlanarak uygulanıp, kayıtların yüzölçümüyle kapsadığı alanlar tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmeli, harita mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişilere tapu kaydının sınırları itibariyle kapsadığı alanı ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını ayrı ayrı gösteren ayrı renkli kalemlerle işaretli müşterek imzalı kroki düzenlettirilmeli;
Daha sonra, dosyaya getirtilen en eski tarihli memleket haritaları, amenajman planları ve orman kadastro haritası ile kadastro paftası ve dayanılan tapu kayıtlarının sınırları ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını gösteren bilirkişi krokisi ve haritası, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yöntemince uygulanarak, dayanılan tapu kaydının yüzölçümüyle geçerli kapsamındaki taşınmazlar ile çekişmeli parselin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği ayrı ayrı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın ve geniş çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, aynı yörede dava konusu edilen taşınmazların ve çevre taşınmazların uygulanan harita ve fotoğraflardaki konumunu, tapu kaydı sınırlarını, tapu kayıtlarının sınırları ve yüzölçümü ile geçerli kapsamlarını, çevre taşınmazlarla birlikte bu harita ve fotoğraflar üzerinde bir arada gösterecekleri, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, kroki düzenlettirilmeli, tapu kaydı kapsamındaki yerlerin 4785 sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen orman alanı olup olmadığı, öyle ise 5658 sayılı Yasa hükümlerine göre iadeye tabi yerlerden olup olmadığı hususlarında özellikle çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi krokisinde 7 ile gösterilen bölümün devlet ormanı olarak tesciline ilişkin karar ile birlikte orman olgusunun kesinleştiği de dikkate alınarak açıklattırılmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yetersiz araştırma ve eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine, Yargıtaydaki karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre taktir edilen 900,00.-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı … Yönetimine verilmesine, 07.06.2012 günü oybirliği ile karar verildi.