YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/37
KARAR NO : 2012/6746
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 12.05.2011 tarihli dilekçesiyle, ….. mahallesi, ….. ada 23 sayılı parselin kimsenin kullanımında olmayan taşlık ve çalılık olduğu halde, 3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen) Ek 4. maddesine göre yapılan kadastroda, davalı gerçek kişinin kullanımındaki tarım alanı olarak tesbit tutanağı düzenlendiği iddiasıyla, kullanıma ilişkin zilyetlik şerhinin iptali ve tapunun beyanlar hanesine davalıdır şerhinin yazılmasını istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastroda, beyanlar hanesine yazılan kullanıma ilişkin şerhin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında yapılıp 16.01.1946 tarihinde askı ilânı yapılarak 10.04.1946 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1981 yılında yapılarak 24.09.1982 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır .
Çankaya mahallesinde (Kütükçü Köyü ) 15.07.2010 tarihinde 3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen) Ek 4. maddesine göre yapılan kadastroda yapılan ve 26.07.2010 ilâ 24.08.2010 tarihinde ilân edilen kullanım kadastrosunda 28205 ada 23 parsel sayılı 457,71 m2 yüzölçümündeki taşınmazın arsa niteliğiyle beyanlara 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve Ömer oğlu, …’in zilyetliğinde olduğu yazılarak Hazine adına tesbiti itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
Çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı iken, 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen) Ek 4. maddesine göre yapılıp 26.07.2010 ilâ 24.08.2010 tarihlerinde ilân edilen kullanım kadastrosunda, 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Ömer oğlu, …’in zilyetliğinde olduğu yazılarak Hazine adına tesbit edilip, askı süresi içinde Hazine ada başkası tarafından dava açılmadığı yönünde uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, 30 günlük askı ilânın bitiminden sonra parselin beyanlar hanesine yazılan kullanıma ilişkin şerhin silinip silinemeyeceği, şerhin silinmesi istemi içeren davanın genel mahkemede görülüp görülemeyeceğine ilişkindir. 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinin “ Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tesbitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmü gereğince, ilân tarihinden itibaren 10 yıllık süre içinde genel mahkemelerde kadastrodan önceki nedene dayalı dava açılabileceği gözetilerek, tarafların iddia ve savunmalarının sorulması, delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davanın dinlenemeyeceğinden söz edilerek reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 08.05.2012 günü oybirliği ile karar verildi.