YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3744
KARAR NO : 2012/9426
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu … köyü 153 ada 8 parsel sayılı 3406.51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, meşelik niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, taşınmazın 1000 m2’sinin kendilerine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin 909.97 m2’sinin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın 12/3. Maddesine göre 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 24/03/1966 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1989 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Gerek 766 sayılı Yasa, gerekse 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro tespitine itiraz davalarında husumetin yararına tespit tutanağı düzenlenen kişilere yöneltilmesi zorunludur. Davanın niteliğine göre davalı olarak tespit maliki Hazinenin gösterilmesi gerekirdi. Ancak, dava Osmangazi Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin tapu sicil müdürlüğü değil, Hazine olduğu belirgin olup, ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece re’sen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasıma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve tesbit maliki Hazineye husumet yöneltilmek süretiyle davaya dahil edilerek taraf oluşturulup, savunma ve delilleri sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre, karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırıdır (HGK 12/2/2010 gün ve 2010/7 – 70 – 86 EK).
Kabule göre ise, hâkim infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan, dava konusu parselin tapu kaydının kısmen iptali halinde bu bölümün ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası ile tescile karar verilmesi ve ifraz krokisinin ilâma eklenmesi gerekirken, infaza olanak verecek şekilde sicil oluşturulmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Osmangazi Tapu Sicil Müdürlüğü adına Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.