Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/3939 E. 2012/8684 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3939
KARAR NO : 2012/8684
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı … Yönetimi, 06.04.2011 tarihli dilekçesiyle, 1976 yılında üretilen orman kadastro haritasındaki orman sınır noktalarının kazınarak orman sınır hattının haritasına yanlış çizilmesinden ve bu haritanın doğru haritalar ile değiştirilmesinden kaynaklandığı, bu hususta teftiş kurulunca soruşturma yapıldığı, mahkemelere yanlış rapor veren bilirkişiler hakkında da suç duyurusunda bulunulduğu, asıl orman tahdit haritasına göre … köyü 972 sayılı parselin de orman sınırları içinde kaldığı, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece aynı parsele ilişkin olarak Antalya Kadastro Mahkemesine dava açıldığı ve 2010/1533 Esas ve 2011/512 karar sayılı dosyada davanın derdest olduğu gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan ve yolsuz olarak davalı adına tescil edilen tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında ilk tahdidin aplikasyonu ve Murat paşa Vakfının tapulu taşınmazları yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile tahdidi iptal edilen yerler hakkında yapılan ormanların kadastrosu çalışmaları 15/09/1976 tarihinde, bu işlemlere karşı yapılan itirazları inceleyen 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri de 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. Daha sonra 1988 yılında 36 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Duraliler köyünde 1988 yıllarında yapılan arazi kadastrolarında çekişmeli Duraliler köyü 9723690 m2 yüzölçümündeki parsel, tarla niteliğiyle Haziran 1288 Yoklama tarih ve 3 sıra numaralı tapu kaydı ile dava dışı 966 ila 973 sayılı parseller ile bir bütün olduğu taksim ve satışlardan söz edilerek Metin Kaçak adına 28.02.1989 tarihinde tespiti 22.05.1991 ila 21.06.1991 tarihinde yapılan askı ilanı sonunda itirazsız kesinleşmekle tapuya kayıt edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli Duraliler köyü 972 sayılı parselin bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 22/2-a maddesi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminin 28.09.2010 ilâ 27.10.2010 tarihlerinde yapılan askı ilanında Orman Yönetimi tarafından parselin orman sayılan yerlerden olduğu orman olarak tescili iddiasıyla kadastro mahkemesine açılan davanın reddine ilişkin, kadastro mahkemesinin 31.03.2011 gün ve 2011/1533-512 sayılı kararının Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.12.2011 gün ve 2011/15144 – 14577 sayılı kararı ile özetle “Davanın hem 3402 sayılı Yasanın 22/2-a maddesi gereğince yapılan, kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin
2012/3939-8684
yapılması işlemine itiraz hem de tapu iptal tescile ilişkin olduğu, kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine itiraz davasında kadastro mahkemesinin görevli olduğu, çalışmanın yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığının kadastro mahkemesince araştırılıp saptanması, şayet çalışmanın yöntemince yapılmadığı belirlenirse düzeltilmesi, çalışmanın yasa ve yönetmelik hükmüne uygun olarak yapıldığı belirlenirse, dava aynı zamanda tapu iptal tescil istemi de içerdiğinden, bu davada görevsizliğe karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulduğu, davanın kadastro mahkemesinin 2012/210 esasına kayıt edildiği ve halen derdest olduğu belirlenmişse de, kesin hükmün de dava şartı olduğu, tapu kaydının hükmen oluştuğu, davalı taraf, Orman Yönetiminin açtığı davanın reddine ilişkin kesin hüküm bulunduğunu iddia ettiğine göre, kesin hükmün bulunup bulunmadığı araştırılarak davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, sadece derdestlik yönünden hüküm kurulması yasaya aykırı olduğu gibi kabule göre, dava şartı yokluğu halinde davanın, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115/2. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde davanın açılmamış sayılmasına denmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 07/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.