Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/4048 E. 2012/13151 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4048
KARAR NO : 2012/13151
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyü 442 parsel sayılı 391000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda davalı … Kişiliği adına çamlık niteliği ile kayıtlı olduğunu, yörede 1971 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında özel orman olarak orman sınırı dışında bırakıldığını, Çine Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/399 – 1980/315 sayılı kararı ile orman sınırı içine alındığını, bu kararın da kesinleştiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 5841 sayılı Yasa gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğundan davanın reddine karar verilmiş, hükmün Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2009/11484 – 14204 sayılı bozma kararında özetle, “ Dava konusu taşınmazın 1971 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı anlaşılmıştır. Ancak dava; bu taşınmazın taraflar arasında görülüp kesinleşen orman kadastrosuna itiraz davası sonucu, Çine Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/399 – 315 6831 sayılı kesin hükmü ile orman sınırı içine alındığı ve bu taşınmazla ilgili orman kadastrosunun kesinleştiği, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ve tescil iddiasına dayalı olduğundan, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığından mahkemece işin esasına girilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile dava konusu … Köyü 442 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1971 yılında 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmış, 1952 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise davalı köy tüzel kişiliği adına özel mülk olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından yapılan uygulamaya göre dava konusu taşınmazın, davacı … Yönetimi ve davalı Köy Tüzel Kişiliğinin taraf olduğu Çine Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/399-1980/315 sayılı kararı ile orman sınırı içine alındığı anlaşıldığına ve karar, taraflar için
kesin hüküm oluşturduğuna göre, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün 2. bendinin hükümden çıkartılmasına ve bunların yerine; ” 3402 sayılı Yasanın 6099 sayılı Yasa ile değişik 36/ A maddesi ile geçici 11. maddesine göre; davacı … Yönetiminin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, hükmün HYUY’ nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 22/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.