Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/4115 E. 2012/7459 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4115
KARAR NO : 2012/7459
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

09.01.2009 tarihinde yapılan kadastro sırasında ….  köyü 108 ada 28, 31 ve 33  sayılı sırasıyla 13.892,84 m2, 4.706,51 m2 ve 10.490,35 m2  yüzölçümündeki taşınmazlar, …  …’in  zilyetliğinde olduğu, taşınmazlar hakkında kadastro mahkemesinde 2009/2 esas sayılı dava dosyası bulunduğundan söz edilerek tutanak asılları malik hanesi açık olarak kadastro mahkemesine gönderilmek üzere 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tespit edilmiştir.
108 ada 35 sayılı 3.505,02 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ….. …’in zilyetliğinde olduğu, taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde 2009/2 esas sayılı dava dosyası bulunduğundan söz edilerek tutanak aslı  malik hanesi açık olarak kadastro mahkemesine gönderilmek üzere   3402 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tespit edilmiştir.
108 ada 36 sayılı 3.3.849,16 yüzölçümündeki taşınmazın …  …’in zilyetliğinde olduğu, taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde 2009/2 esas sayılı dava dosyası bulunduğundan söz edilerek tutanak aslî  malik hanesi açık olarak kadastro mahkemesine gönderilmek üzere   3402 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tespit edilmiştir.
 Davacı … Yönetimi, 02.01.2009 tarihli dilekçe ile Hazine ve Kocalar köy tüzel kişiliğini  taraf göstererek  dava dilekçesine ekli  krokide işaretlenen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi  istemiyle kadastro mahkemesinde 2009/2 esas sayılı davayı açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tutanak asılları, orman kadastrosuna itiraz dosyası ile birleştirilip taşınmazların zilyetleri davaya dahil edilmiştir. Daha sonra, 108 ada 28, 31, 33, 35 ve 36  sayılı  taşınmazlara ilişkin dava ayrılarak yukardaki esasa kayıt edildikten sonra davanın  kabulüne, dava konusu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar  verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve  …  tarafından  temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve  kadastro tespitine  itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasayla değişik 4. maddesine  göre yapılıp  kesinleşmeyen  orman kadastrosu vardır.
1- … ve  Hazinenin fen  bilirkişi …  tarafından  düzenlenen 29.09.2010 tarihli rapor ekindeki krokide 108 ada 28  sayılı taşınmazın (A1) ve (A2), 108 ada 31 sayılı taşınmazın (A1), (A2) ve (A3) ile işaretlenen bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın  dayandığı gerekçeye temyize konu  taşınmazların malik hanelerinin açık olduğu, gerçek hak sahibinin 3402 sayılı Yasanın 30/2.maddesi uyarınca mahkemece re’sen  belirleneceği, davada taraf olmayanlar  adına dahi tescile karar verilebileceği gözetilerek, uzman orman ve fen bilirkişi ortak raporuna eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucu temyize konu  108 ada 28  sayılı taşınmazın (A1) ve (A2), 108 ada 31 sayılı taşınmazın (A1), (A2) ve (A3) ile işaretlenen bölümlerinin  orman sayılan  yerlerden olduğu anlaşıldığına,  devlet ormanlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 18/2 maddeleri, 6831 sayılı Orman Yasası ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre   tabi … niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, tapu yada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla veya başka bir yol ile kazanılamayacağı,   tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa ile  yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu  göre bu kesimlere yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 
2- … ve  Hazinenin  108 ada 33, 35 ve 36 sayılı taşınmazların tamamına yönelik temyiz itirazları yönünden;  İncelenen dosya kapsamına, kararın  dayandığı gerekçeye çekişmeli taşınmazların malik hanelerinin açık olduğu, gerçek hak sahibinin 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesi uyarınca mahkemece re’sen  belirleneceği, davada taraf olmayanlar  adına dahi tescile karar verilebileceği gözetilerek, uzman orman ve fen   bilirkişi ortak raporuna eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucu temyize konu  taşınmazların orman sayılan  yerlerden olduğu anlaşıldığına,  devlet ormanlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 18/2 maddeleri, 6831 sayılı Orman Yasası ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre  tabii … niteliğinde olup, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, tapu ya da kazandırıcı zamanaşımı yoluyla veya başka bir yol ile kazanılamayacağı,   tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa ile  yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu  göre  yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 108 ada 33, 35 ve 38 sayılı taşınmazlara yönelik hükmün onanmasına  karar vermek gerekmiştir. 
3- Davalılardan Hazine ve  …’in 108 ada 28 ve 31 sayılı  taşınmazların fen  bilirkişi …  tarafından  düzenlenen 29.9.2010 tarihli rapor ekindeki krokide (B) ile işaretlenen kesimlerine  yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davacı … Yönetimi 02.01.2009 tarihli dilekçe ile Hazineyi ve Kocalar köyü tüzel kişiliğini taraf göstererek, dava dilekçesine ekli  krokide işaretlenen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi  istemiyle kadastro mahkemesinde 2009/2 esas sayılı davayı açmış; mahkemece, dava edilen tüm  taşınmazların tutanak asılları, orman kadastrosuna itiraz dosyası ile birleştirilip taşınmazların zilyetleri davaya dahil edildikten sonra çekişmeli taşınmazlara ilişkin dava ayrılarak yukardaki esasa kayıt edildikten sonra Hazineye duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeden yokluğunda yargılama yapılarak yazılı şekilde  hüküm kurulmuştur. Dairenin geri çevirme kararıyla Hazineye  gerekçeli kararın tebliği üzerine Hazine yasal süresi içinde kararı temyiz etmiştir. Asıl dosyada Hazine taraf olarak gösterildiğinden ayrılan dosyada Hazineye duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, delil ve belgeleri istenerek yargılama yapılıp sonuçlandırması gerekirken   yokluğunda yargılama yapılıp davalı kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları
yeterince araştırılmadan ve  ziraat bilirkişiden rapor alınmadan davanın  eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuçlandırılması doğru değildir.
Yasal ayrıcalıklar dışında yargılamayı yürüten hakim davanın taraflarını dinlemeden veya iddia ve savunmalarını yapmak üzere yasal şekil ve şartlara göre çağırmadan, delilleri toplayıp hüküm veremez (Anayasanın 36, 1086 sayılı HYUY’nın 73. ve HYY’nın 27. maddeleri) . Çekişmeli taşınmazın malik hanesi açık olup,  mahkemece 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesi uyarınca gerçek hak sahibi  re’sen belirlenecek, davada taraf olmayanlar adına/adlarına  dahi tescile karar verilebilecektir. Ancak somut uyuşmazlıkta, hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda; 1953 çekim tarihli hava fotoğrafında ve eski tarihli memleket haritasında 108 ada 28  sayılı taşınmazın (A1) ve (A2), 108 ada 31 sayılı taşınmazın (A1), (A2) ve (A3) ile işaretlenen bölümlerinin  orman sayılan, 108 ada 28 ve 31 sayılı taşınmazların (B) ile işaretlenen kesimlerinin  açık alanda gözüktüğü, (B) ile işaretlenen kesimlerin memleket haritasına göre üç tarafının ormanlık alan  ile çevrili olduğu, mevcut ormanın devamı niteliğinde olup orman bütünlüğünü bozduğu, 6831 sayılı Yasanın 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu, taşınmazların % 3 eğimli oldukları, üzerlerinde fındık ağaçlarının  bulunduğu, taşınmazların tamamının orman sayılan yerlerden oldukları  belirtilmiştir. Ancak, orman  raporuna ekli aplikeli memleket haritası incelendiğinde temyize konu  taşınmazların (B) ile işaretlenen kesimlerinin  batısı  açık alanda gözükmekte olup batı  taraftan kişi parsellerine bitişiktir.  Bu durumda, 108 ada 28 ve 31 sayılı  taşınmazların (B) ile işaretlenen kesimlerinin orman bütünlüğü içinde bulundukları, orman içi açıklık niteliğinde oldukları yönündeki tespit dosya kapsamına uygun düşmemektedir 
Açıklanan nedenlerle,  Hazineden delil ve belgeleri  istenilmeli; davalı  kişi,  kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunduğuna  göre, kişi yararına  3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması  gerekeceğinden,  yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazların  zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; kadastro tespit bilirkişileri ve varsa  zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davalı kişi  yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, yapılan inceleme ve araştırma sonucu fen  bilirkişi …  tarafından  düzenlenen 29.09.2010 tarihli rapor ekindeki krokide 108 ada 28  sayılı taşınmazın (A1) ve (A2), 108 ada 31 sayılı taşınmazın (A1), (A2) ve (A3) ile işaretlenen kesimlerinin orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmeli,  108 ada 28 ve 31 sayılı taşınmazların (B) ile işaretlenen kesimleri  yönünden ise  ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
  SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; Hazinenin ve …’in  fen  bilirkişi …  tarafından  düzenlenen 29.09.2010 tarihli rapor ekindeki krokide 108 ada 28  sayılı taşınmazın (A1) ve (A2), 108 ada 31 sayılı taşınmazın (A1), (A2) ve (A3) ile işaretlenen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- İkinci bentde açıklanan nedenlerle; … ve Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile 108 ada 33, 35 ve 36 sayılı taşınmazlara yönelik hükmün ONANMASINA,
  3- Üçüncü  bentde açıklanan nedenlerle; Hazinenin ve …’in  temyiz itirazlarının kabulü ile  hükmün 108 ada 28 ve 31 sayılı taşınmazların fen bilirkişi …  tarafından  düzenlenen 29.09.2010 tarihli rapor ekindeki krokide (B) ile işaretlenen kesimleri yönünden  BOZULMASINA 16.05.2012      günü oybirliğiyle karar verildi.