YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4262
KARAR NO : 2012/13172
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1985 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … İlçesi, … Mahallesi, 44 ada 79, 80, 81, 90, 91, 95, 96, 92, 97 ve 93 parsel sayılı sırasıyla 2081 m2, 2227 m2, 1319 m2, 185 m2, 1335 m2, 78 m2, 481 m2, 1145 m2, 298 m2 ve 1171 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, t.evvel 1313 tarih 11 numaralı tapu kaydı uygulaması ile tarla, bahçe, … ev nitelikleriyle, ilk önce … ve arkadaşları adlarına tesbit edilmiş, ek komisyon kararı ile tapu miktar fazlası olduğu kabul edilerek tesbitleri Hazine adına değiştirilmiştir. Davacılar …, … , …, …, … ve … , kullandıkları taşınmazların orman ve Hazineyle ilgisinin olmadığı, 20 yılı aşkın zilyed ettikleri iddiasıyla ve adlarına tescil istemi ile dava açmışlar; Orman Yönetiminin itirazı ise, yetkisizlikle kadastro mahkemesine aktarılmış, Orman Yönetimi daha sonra 22/12/1989 günlü duruşmada davadan feragat etmiştir. Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının feragat nedeniyle reddine, gerçek kişilerin davasının kabulüne, parsellerin davacılar … ve arkadaşları adlarına tesciline karar verilmiş, hükmün Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/15993 – 17695 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, dayanak tapu kaydı değişir sınırlar içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli, miktar fazlasının zilyetlikle kazanılıp kazanılmayacağı göz önünde bulundurulmalı, tapu kaydı uymadığı takdirde usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile dava konusu 44 ada 79, 80, 81, 90, 91, 92, 93, 95, 96 ve 97 sayılı parsellerin zilyetleri davacılar adlarına tapuya
tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve davacı … tarafından 44 ada 80 parsel yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Hazinenin temyiz itirazları yönünden;
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapıldığına ve uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, dayanak t.evvel 1313 tarih 11 numaralı tapu kaydının 44 ada 122 sayılı parsele uyduğu, davalı parsellere uymadığı belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı …’ın dava konusu 44 ada 80 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kök muris …’ye ait olduğu, yapılan taksim ile …’ye kaldığı gerekçesiyle adına tesciline karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Keşif sırasında beyanlarına başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazın davalıların murisi …’den kaldığını, ölümünden sonra çocuklarından … ve …’nin aralarında yaptıkları paylaşıma göre taşınmazın …’a düştüğünü bildirmişlerdir. Buna göre, muris …’nin ölümünden sonra mirası bütün mirasçıların katılımı ile paylaşılmadığından usulüne uygun bir taksimin varlığından bahsedilemez. … ve …’nin kendi aralarında yaptıkları paylaşım, bu paylaşıma katılmayan diğer mirasçı Sabriye’yi bağlamaz. Diğer taraftan, bozmadan önceki kararda taşınmazın bütün mirasçılar adına tesciline karar verilmiş ve bu karar … tarafından temyiz edilmediğinden diğer mirasçılar yönünden usûlî müktesep hak doğmuştur. Bu nedenle, taşınmazın …’nin bütün mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme yapılarak mirasçılardan … adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı …’ın dava konusu 44 ada 80 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 22/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.