Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/4463 E. 2012/8481 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4463
KARAR NO : 2012/8481
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı Hazine, … mahallesi 155 ada 55 parsel sayılı taşınmaz 14.145,00 m2 yüzölçümünde arsa niteliği ile davalılar adlarına tapuda kayıtlı ve beyanlar hanesinde taşınmazın bir bölümünün 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanda kaldığı yolunda şerh bulunan çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kesinleşen 6831 sayılı Yasının 2/B madde uygulama sahasında kaldığını ileri sürerek davalılar adlarına olan tapunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 3549.00 m2’lik bölümünün tapusunun iptali ile Hazine adına, kalan bölümün aynı ada ve parsel numarası ile davalılar adlarına tapuya kayıt ve tesciline; (A) bölümüne ait kaydın beyanlar hanesinde 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılan saha olduğunun belirtilmesine ilişkin verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 27.10.2008 gün ve 2008/6202 – 13935 sayılı kararı ile “…çekişmeli taşınmazın kesinleşen 2/B madde uygulama alanında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1954 yılında orman kadastrosunun yapılarak kesinleştiği, daha sonra ise 1991 yılında 2/B uygulamasının yapıldığı bildirilmekle birlikte bu ilk orman tahdidi ile 2/B madde uygulamalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri; taşınmaza ait tespit tutanağının örneği ile varsa dayanakları; çekişmeli yeri geniş çevresindeki komşuları ile birlikte gösterir pafta örneği, taşınmazın ifraz görmüş olduğu anlaşıldığından tüm ifraz krokileri getirtilmeksizin hüküm kurulmuştur. Bir uyuşmazlığın çözümünde özel ve teknik bilginin gerekli olduğu hallerde; mahkeme, bilirkişiden rapor alarak sonuca ulaşır ve dosyanın tesliminden önce bilirkişinin raporunu hazırlayabilmesi için gerekli tüm evrak, bilgi ve belgeler tamamlanarak dosya incelemeye hazır hale getirilmelidir. Bunların bilirkişi tarafından temin edilmesi istenemez. H.Y.U.Y.’nın 286. maddesine göre hakim, bilirkişinin görüşü ile bağlı değildir. Raporun yeterli olmadığı kanısına varılırsa, bu doğrultuda hüküm kurmak zorunluluğu yoktur; ancak, bunun için raporun doğru olup olmadığı denetlenmelidir. Yukarıda değinilen belgelerin hiç birisi getirtilmemiş olduğundan hakimin bu yükümlülüğü yerine getirmiş olduğu düşünülemez. Rapor denetlenmeden hüküm kurulması, uyuşmazlığın çözümünü bilirkişinin takdirine bırakılmak anlamına gelir.” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, çekişmeli parselin 01.07.2010
2012/4463 – 8481
tarihli fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 3549.00 m²’lik bölümünün tapusunun iptali ile Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 14145,00 m²’lik bölümünün tapu kaydındaki hisseleri oranında davalılar adlarına tapuya kayıt ve tesciline; (A) bölümüne ait kaydın beyanlar hanesinde 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılan saha olduğunun belirtilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çekişmeli taşınmazın kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1954 yılında yapılmış; sonuçları 13/12/1954 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 1991 yılında 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 11/08/1992 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
6831 sayılı Orman Yasasının 1744 sayılı Yasa ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa ”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Yasayla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasa ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Yasanın bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 05/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.