Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/4495 E. 2012/7434 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4495
KARAR NO : 2012/7434
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli ….. mahallesi 155 ada 66-67-68 ve 69 parsel sayılı taşınmazlar, arsa niteliği ile davalı adına tapuda kayıtlıdır. Davacı Hazine, ayrı ayrı açtığı davalar ile, çekişmeli taşınmazların kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, tapunun iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; tapu kaydının beyanlar hanesinde 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılan saha olduğunun belirtilmesine karar verilmiştir. Bu kararların davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi bozmuştur. Hükmüne uyulan 20. Hukuk Dairesinin bozma kararlarında özetle; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazların kesinleşen 2/B madde uygulama alanında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede ilk kez 1954 yılında orman kadastrosunun yapılarak kesinleştiği, daha sonra ise 1991 yılında 2/B uygulamasının yapıldığı bildirilmekle birlikte, bu ilk orman tahdidi ile 2/B madde uygulamalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte, gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri; taşınmazlara ait tespit tutanağının örneği ile varsa dayanakları; çekişmeli yeri geniş çevresindeki komşuları ile birlikte gösterir pafta örneği, taşınmazların ifraz görmüş olduğu anlaşıldığından, tüm ifraz krokileri getirtilmeksizin hüküm kurulmuştur. Bir uyuşmazlığın çözümünde özel ve teknik bilginin gerekli olduğu hallerde; mahkeme, bilirkişiden rapor alarak sonuca ulaşır ve dosyanın tesliminden önce bilirkişinin raporunu hazırlayabilmesi için gerekli tüm evrak, bilgi ve belgeler tamamlanarak dosya incelemeye hazır hale getirilmelidir. Bunların bilirkişi tarafından temin edilmesi istenemez. H.Y.U.Y.’nın 286. maddesine göre hakim, bilirkişinin görüşü ile bağlı değildir. Raporun yeterli olmadığı kanısına varılırsa, bu doğrultuda hüküm kurmak zorunluluğu yoktur; ancak, bunun için raporun doğru olup olmadığı denetlenmelidir. Yukarıda değinilen belgelerin hiç birisi getirtilmemiş olduğundan, hakimin bu yükümlülüğü yerine getirmiş olduğu düşünülemez. Rapor denetlenmeden hüküm kurulması, uyuşmazlığın çözümünü bilirkişinin takdirine bırakılmak anlamına gelir.
Bu nedenle; mahkemece, 1954 yılında yapıldığı bildirilen ilk orman tahdidi ile 1991 yılı 2/B madde uygulamalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri; taşınmazlara ait tespit tutanağının örneği ile varsa dayanakları; çekişmeli yeri geniş çevresindeki komşuları ile birlikte gösterir pafta örneği, taşınmazların ifraz görmüş olduğu anlaşıldığından, tüm ifraz krokileri getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak 2 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2, Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve aynı Yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktalarının, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktasının bulunup röperlenmesi, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağının sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve krokinin alınması, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi, Havuzlar Devlet Ormanına ait 5698, 5699, 5700, 7501 ve 5702 orman sınır noktaları ve bu noktaların güneyindeki (a ile i) harfleri ile gösterilen Kara Mehmetler Tarlası alanın hangi sebeple orman sınırı dışında bırakıldığı, orman işletmesinden sorularak bununla ilgili mahkeme kararı ve haritasının varsa getirtilip uygulanması, Kale İçi mah. 155 ada 56 sayılı parsele ait tutarak örneği ve varsa revizyon kayıtlarının getirtilmesi, dava konusu parselleri ilgilendirilip ilgilendirmediğinin belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davanın kabulü ile dava konusu 155 ada 66-67-68 ve 69 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine 2/B vasfının şerh edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çekişmeli taşınmazların kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1954 yılında yapılmış; sonuçları 13/12/1954 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 1991 yılında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 11/08/1992 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
6831 sayılı Orman Yasasının 1744 sayılı Yasa ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Yasayla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasa ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Yasanın bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazların niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.