YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4701
KARAR NO : 2012/9725
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı kişiler ve davalı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
26.01.2006 tarihinde yapılan kadastro sırasında, … köyü 129 ada 13 parsel sayılı 10082,41 m² yüzölçümündeki taşınmaz, … ve …’nun zilyetliklerinde bulunduğu ancak kadastro mahkemesinin 2005/77 sayılı dosyasında orman kadastrosuna itiraz davası açıldığı, 129 ada 13 parselde ormana sınır olduğundan söz edilerek tutanak 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Davacılar Tevfik ve …, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğini ileri sürerek dava dilekçesinde sınırlarını belirttikleri taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılarak adlarına tapuya tescil edilmesi istemiyle 07.11.2005 tarihinde kadastro mahkemesinde 2005/77 esas sayılı davayı açmışlardır. Taşınmaz başında yapılan keşif sonucu 129 ada 13 parselin davaya konu olmadığı, 129 ada 13 parsele bitişik devlet ormanının bir bölümünün dava edildiği belirlenmiştir. Mahkemece, 129 ada 13 parselin 1/2’şer pay itibariyle Tevfik ve … adlarına tapuya tescillerine, fen ve orman bilirkişi tarafından ortak düzenlenen krokili raporda (A) ve (B) ile işaretlenen taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm, davacı kişiler ve davalı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca açılan orman kadastrosuna itiraza ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyüne komşu Dere köyünde 21.11.1949 tarihinde ilân edilerek 21.02.1950 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunun … köyünün bir kısmını da kapsadığı, … köyünde 2001 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında ise, daha önce Dere köyünde 3116 sayılı Yasaya göre kesinleşen tahdidin aplikasyonu ve sınırlandırması yapılmamış yerlerin orman kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulaması yapılarak 14.06.2005 tarihinde ilan edilen eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli haritalar ile orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve fen elemanı bilirkişi raporuyla, dava konu edilen yerlerin krokide (A) ile gösterilen 7758,76 m² ve (B) ile gösterilen 4083,06 m²’lik bölümler olduğu ve bu taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu, bu nedenle orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, mahkemece krokide (A) ve (B) ile gösterilen taşınmazlar yönünden davanın reddi yolundu kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 129 ada 13 parsel sayılı taşınmaz,
2012/4701 – 2012/9725
dava konusu olmadığı halde davalıymış gibi malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit tutanağı düzenlenerek mahkemeye gönderilmiş ise de, mahkemece bu taşınmaza karşı açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden 129 ada 13 parsel sayılı taşınmaz yönünden hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Ancak belirtilen bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının ikinci bendi ve ikinci bendinin “a” alt bendi hükümden tamamen çıkartılarak, yerine, “… köyü 129 ada 13 parsel sayılı taşınmazın malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit tutanağı düzenlenmiş ve dosya içine konulmuşsa da, 129 ada 13 parsele karşı dava açılmadığından bu parselin dava konusu olmadığı, bu nedenle bu parsele ilişkin tescil kararı verilemeyeceğinden, … köyü 129 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tutanağının 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre tamamlanması ve kesinleştirilmesi için kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 28/06/2012 günüy oybirliği ile karar verildi.