Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/4752 E. 2013/1568 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4752
KARAR NO : 2013/1568
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman ve Su İşleri Bakanlığı vekili, Orman Yönetimi ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 09.03.2009 tarihli dilekçe ile açtığı davada; … Köyünde 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince orman kadastrosu yapılarak 11.09.2008 tarihinde ilân edildiğini, … Devlet Ormanının doğusunda bulunan ve sınırlandırılan orman ile aynı nitelikte ve tamamen palamut meşesi ile kaplı olan 23 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığını belirterek, bu parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Dairenin 12/10/2010 gün ve 2010/8764 -12236 sayılı kararı ile;
“ ..davanın; orman kadastrosuna itiraza ilişkin olup, bu aşamada mülkiyet aktarımını gerektirir tapu iptali ve tescile ilişkin olmadığından, somut olayda, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6831 sayılı Orman Kanununun 7. maddesindeki “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit (bu kavram içine daha önce arazi kadastrosu yapılan ve yapılmayan tüm taşınmazların girdiğinin kabulü gerekir) taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti, orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılan orman kadastrosuna, davacı … Yönetimi tarafından aynı kanunun 11/1. maddesi hükmüne göre 6 aylık süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açıldığından, mahkemece işin esasına girilerek, uzman orman bilirkişileri aracılığı ile yöntemine uygun biçimde orman araştırması yapılarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmeli ve orman kadastrosuna itiraz davalarına bakan kadastro mahkemelerinin orman sınırı içinde kalan taşınmazların tapu kaydını iptal etme yetkisinin bulunmadığı düşünülmelidir…. ” gereğine değinerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve 23 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi, davalı … ve Su İşleri Bakanlığı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesi gereğince 6 aylık askı ilân süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Yörede 1986 tarihinde yapılıp kesinleşen genel arazi kadastro çalışması bulunmaktadır.
1) Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, davalıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davacı … Yönetiminin temyiz itirazına gelince; mahkemece, davacı … Yönetiminin tescil talebi yönünden görevsizlik kararı verilmemesi doğru görülmemiştir. Şöyle ki; orman kadastrosuna itiraz davasına bakmakla görevli kadastro mahkemesinin görevi sadece dava konusu taşınmazın orman olup olmadığını belirlemek, tapunun iptali konusunda istek varsa, iptal davasına bakma görevinin genel mahkemeye ait olması nedeniyle, görevsizliğe karar vermektir. Görevsizlik kararı, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece, tarafların isteği olmasada yargılamanın her aşamasında resen gözönüne alınacağı, bu sebeple, davacı … Yönetimi davasında tapu iptali ve tescil talebinde de bulunduğuna göre, mahkemece, bu talepe ilişkin Gördes Asliye Hukuku Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, verilmemiş olması doğru değildir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davalıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalı …’den onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmadına yer olmadığına,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 19/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.