YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4754
KARAR NO : 2012/13960
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında 110 ada 222 ve 225 parsel sayılı 23750 ve 380250 m² yüzölçümündeki taşınmazlardan 222 nolu parsel, taşlık ve çalılık, 225 nolu parsel, taşlık niteliğindeki yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli 110 ada 222 nolu parselin fen bilirkişilerin 10.10.2006 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 15337,45 m²’lik kısmının davacı … adına, (B) harfi ile gösterilen 2047,55 m² ve (C) harfi ile gösterilen 6345 m²’lik kısımların davalı Hazine adına tesciline, 110 ada 225 nolu parselin krokide (A) harfi ile gösterilen 1443,48 m² ve (B) harfi ile gösterilen 6854,66 m²’lik kısımlarının davacı … adına, (C) harfi ile gösterilen 858,93 m²’lik ve (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen yerler çıktıktan sonra geriye kalan ve kırmızı ile boyalı 371092,93 m²’lik kısımların davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilen hüküm Yargıtay tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2007/3165 – 3094 sayılı bozma kararında özetle; “Davacı, yargılama sırasında 11.04.1961 tarih 18 nolu tapu kaydına da dayandığı halde bu tapu kaydı tesis tarihinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilip, tapu kaydı malikleri ile davacı arasında irsî veya akdi ilişki bulunup bulunmadığı araştırılmamış, tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği tapu ve kadastro müdürlüğünden sorulup saptanmamış, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parsellerin tutanak suretleri getirtilerek mahallinde usulen uygulanıp taşınmazları sabit sınırlarla kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiştir. Dava konusu taşınmazların sınırında orman bulunduğu anlaşılmaktadır. Orman yönünden de araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bölgede arazi kadastrosu ile orman kadastrosu birlikte yapılmıştır. Çekişmeli taşınmazlar itirazlı bulunduğuna göre orman kadastrosunun kesinleştiğinden söz edilemez. Doğru sonuca ulaşabilmek için dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması gerekir. Bölgeye ilişkin hava fotoğrafları, amenajman planları ve 1/25000 ölçekli memleket haritası getirtilerek orman uzman bilirkişisi huzuru ve yerel bilirkişi aracılığı ile mahalline uygulanmalı, orman bilirkişisinden taşınmazın niteliğini belirtir ayrıntılı rapor alınmalı, davacının dayanağı tapu kaydı mahalline uygulanmalı, taşınmazları sabit sınırlarla kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, tapunun hukuken geçerli olup olmadığı üzerinde durulmalı, fen bilirkişisine keşfi izleme olanağı veren kroki çizdirilmeli, tapu uygulaması, orman araştırma ve incelemesi, zilyedlik araştırması sonucu da gözetilerek toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile dava konusu 110 ada 225 sayılı parselin 19.09.2011 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) işaretli 1443,48 m2’lik (B) işaretli 6854,66 m2’lik bölümleri ile 110 ada 222 sayılı parselin (A) işaretli 15357,45 m2’lik bölümünün iptali ile davacı adına tapuya tesciline, kalan bölümlerin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 07.06.2006 tarihinde ilân edilerek, itirazsız yerlerde kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve yargılama sırasında ibraz edilen Ocak 1960 tarih 18 sayılı tapu kaydının davalı taşınmazlara uymadığı, uzman orman bilirkişi tarafından tahdit haritası, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 06.12.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.