YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4755
KARAR NO : 2012/9473
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.05.2010 tarih 2010/5216 – 6000 sayılı bozma kararında “ Mahkemece; bilirkişi rapor ve krokisinde (A, B2, C3 ve D1) ile işaretli bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği gerekçesiyle, bu bölümlerin orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanaklara askı ilân tarihinden itibaren 6 aylık süre içinde HAK SAHİBİ gerçek ve tüzel kişilerin dava açabilecekleri düzenlenmiştir. Ayrıca, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde, aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kuru toprakta 100 dönüm taşınmaz edinilebileceği hükmü bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Çivi köyünde 2134 parsel numarasıyla belgesizden 95228.30 m2 taşınmaz davacı adına tesbit edilmiştir. Davacının buna göre edinebileceği en fazla taşınmaz miktarı 4771.70 m2 olduğuna göre, davacının hak sahibi olduğu yani, orman kadastrosuna itiraz davasında orman sınırları dışına çıkarılmasını isteyebileceği miktar bununla sınırlıdır.
Bu nedenle, mahkemece; davacı tarafından mahkemenin 2007/295 sayılı dava dosyasında açtığı orman kadastrosuna itiraz davası ile aynı çalışma alanında başkaca açmış olduğu orman kadastrosuna itiraz davası bulunmakta ise, bu davalar birleştirilip; davacıya seçim hakkı kullandırılarak, gösterilen kesimden 4771.70 m2 bölüm yönünden davanın kabul edilmesi, fazlası yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ” gereğine değinilmiştir.
Bozma kararından sonra kadastro mahkemesinin 2011/65 esas sayılı dava dosyası, bu dava dosyasıyla birleştirilmiş olup; 2011/65 esas sayılı dava dosyasıyla, davacının Taşlıburun mevkiinde 28545,67m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırları içine alındığını, oysa, orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak orman kadastrosuna itiraz davası açtığı ve mahkemenin davanın kabulü ile 28545,67 m2’lik kısmın orman sınırları dışına çıkarılmasına dair verdiği kararın, 20. Hukuk Dairesinin 05.05.2011 tarih ve 2011/6165-5674 sayılı ilamıyla bozulmuş olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra ;
-Davanın kısmen KABULÜ ile; Yargıtay bozma ilamı uyarınca yapılan yargılamada davacının kazanabileceği miktarın 4.771,70 m² olduğu anlaşılmakla, davaya konu Çivi köyü Tosbaini mevkiine kain fen bilirkişisi İsmet GÜNAY’ın 27/12/2011 tarihli rapor ve ekli krokisinde (A1) harfi ile mavi ve turuncu renkli kalemle taralı olarak gösterilen 4.771,70 m² yüzölçümlü taşınmazın orman tahdidinin iptali ile davaya konu (A1) harfi ile gösterilen kısmın ORMAN SAYILMAYAN YER OLARAK tesbitine,
– Fen memuru bilirkişi İsmet GÜNAY’ın 27/12/2011 tarihli rapor ve ekli krokisinde (A2) harfi ile gösterilen 15.139,72 m²’lik taşınmaz ile İsmet GÜNAY’ın 11.05.2010 tarihli rapor ve ekli krokisinde (B2) harfi ile gösterilen mavi renkli kalemle boyalı 43.125,91 m² yüzölçümlü taşınmaz, (C3) harfi ile gösterilen ve mavi renkli kalemle boyalı 10.371,75 m² yüzölçümündeki taşınmaz, (D1) harfi ile gösterilen ve mavi renkli kalemle boyalı 8.189,14 m² yüzölçümündeki taşınmaz,
2012/4755-9473
(B1) harfi ile gösterilen 32.699,27 m² yüzölçümündeki taşınmaz, (C1) harfi ile gösterilen 13.906,29 m² yüzölçümündeki taşınmaz, (C2) harfi ile gösterilen 3.057,70 m² yüzölçümündeki taşınmaz ve (D2) harfi ile gösterilen 4.126,66 m² yüzölçümündeki taşınmaz ile ilgili davanın miktar fazlalığı olduğu, bu nedenle daha fazla hak talep edemeyeceği dikkate alınarak bu taşınmazlarla ilgili davanın REDDİNE,
– Teknik bilirkişi İsmet GÜNAY’ın 11.05.2010 tarihli rapor ve ekli krokisinde (B2), (C3), (D1), (C1), (C2), (D2) ve (B1), ayrıca 27/12/2011 tarihli rapor ve ekli krokisinde (A2) harfleriyle gösterilen taşınmazların ORMAN SAYILAN YERLERDEN OLDUĞUNUN tesbitine,
– BİRLEŞEN 2011/65 ESAS 2011/68 KARAR sayılı DAVA YÖNÜNDEN;
Fen memuru bilirkişi İsmet Günay’ın 11/05/2010 tarihli rapor ve ekli krokisinde kırmızı renkli kalemle çizilerek ve boyanarak gösterilen Çivi Köyü Taşlıburun mevkiinde kain 28545,67 m² yüzölçümündeki taşınmazın, davanın miktar fazlalığı olduğu, bu nedenle daha fazla hak talep edemeyeceği dikkate alınarak bu taşınmazlarla ilgili davanın REDDİNE, teknik bilirkişi İsmet GÜNAY’ın 11.05.2010 tarihli rapor ve ekli krokisinde kırmızı renkli kalemle çizilerek ve boyanarak gösterilen Çivi Köyü Taşlıburun mevkiinde kain 28545,67 m² yüzölçümündeki taşınmazın ORMAN SAYILAN YERLERDEN OLDUĞUNUN tesbitine,
– Davacının tescile yönelik talebi ile ilgili davanın görev yönünden reddine, mahkememizin tescil yönünden GÖREVSİZLİĞİNE,
karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hükmün 7. bendinin 6. fıkrasında davalı … İdaresi kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 3402 sayılı Yasanın 31/2 maddesi gereğince tayin ve takdir olunan 250.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … İdaresine verilmesine; yine, hükmün 7. bendinin 7. fıkrasında davalı Hazine kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, 3402 sayılı Yasanın 31/2 maddesi gereğince tayin ve takdir olunan 250.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine karar verilmiş olup; davacı tarafından aynı nedene dayanılarak davalı … Yönetimi ve Hazine aleyhine dava açılmış olup avukatlık asgari ücret tarifesinin 3/2. maddesi gereğince birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, red sebebi ortak olan davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmedileceğinden ve mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değil ise de, bu husus, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 7. fıkrasının 6. ve 7. bentlerinin tamamen kaldırılarak, bunun yerine “ Davalı Hazine ve davalı … İdaresi kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, 3402 sayılı Yasanın 31/2 maddesi gereğince tayin ve takdir olunan 250.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … İdaresi ve Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı …’a yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.