Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/4804 E. 2012/6719 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4804
KARAR NO : 2012/6719
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosunun iptaline ilişkin davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, Omurca mahallesi, İçme mevkiinde bulunan ve 11/10/1951 tarih cilt no 53 sahife no 17’de murisler … ve … … adına kayıtlı taşınmazların orman olmadığı halde 1990 yılında yapılan orman kadastrosu ile orman sınırları içine alındığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazlar ile ilgili yapılan orman kadastrosunun iptali ve adlarına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirildikten sonra, davanın kabulüne ve 03/09/2004 tarihli fen bilirkişisi … tarafından hazırlanan krokide (A) işaretli 2430 m² yüzölçümlü kısmın … Uyar mirasçıları adına tapuya tesciline, aynı raporda (C) işaretli 9190 m² yüzölçümlü kısmın … … Anter mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Yasanın 11 maddesine göre tapuya dayalı olarak 10 yıllık süre içinde açılmış orman kadastrosunun iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasaya göre Gelinöldü Devlet Ormanı serisinde yapılarak 02.12.1966 tarihinde kesinleşen seri usulde orman kadastrosu ile 19/12/1990 tarihinde kesinleşen aynı yasanın 3302 sayılı Yasayla değişik aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1966 yılında yapılıp kesinleşen seri usulde kadastro ile 1990 yılında yapılıp kesinleşen önceki tahdidin aplikasyonu ve tahdid görmemiş yerlerde orman kadastrosu ve 2/B çalışması bulunduğu halde, mahkemece taşınmazın bulunduğu yerde hangi tarihte tahdid yapıldığı belirlenmemiş, dayanak tapu kaydının ifraz krokisi getirtilmemiş, 3573 sayılı Yasa kapsamında çalışma yapıldığı halde tutanaklar getirtilmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
O halde, dayanak tapu kaydının varsa ifraz krokisi ve 3573 sayılı Yasa çalışmalarına ilişkin tutanaklar, tahdidlerin işlendiği hava fotoğrafları getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosu ve aynı Yasanın 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı dokuzuncu bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, 1966 ve 1990 yılı orman kadastroları, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 – 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan 1966 ve 1990 yılı orman kadastroları, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın 1966 ve 1990 yılı orman kadastroları aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verilerek taşınmazın hangi tarihte orman kadastrosuna tabi tutulduğu belirlenmeli; 1966 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidine tabi tutulduğunun anlaşılması halinde, süresinde açılmış bir orman tahdidine itiraz davası bulunmadığından davanın reddine karar verilmelidir.
Yukarıda belirtilen şekilde yapılacak araştırma sonucunda çekişmeli taşınmaza ilişkin olarak 1990 yılında orman kadastrosu yapıldığının belirlenmesi halinde ise 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince tapu kaydına dayanılarak 10 yıllık süre içerisinde orman kadastrosuna itiraz davası açıldığına göre, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; dayanak tapu kaydı varsa ifraz krokisi taşınmaza uygulanmalı, tapunun kapsamı şarktaki dereden garbdaki dereye dörtyüz hatve, cenubundaki dereden şimalindeki dereye doksan beş hatve mesafede olduğu gözönüne alınarak tapu kaydının kapsamı belirlenmeli; 3573 sayılı Yasaya göre zeytincilik için tesbit, tefrik ve parselasyon yapılan saha içinde bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise imar ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı H.Y.U.Y.’nun 438. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 07/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.