Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5003 E. 2012/8533 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5003
KARAR NO : 2012/8533
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı 05.04.2010 tarihli dava dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği … köyü, … mevkiinde bulunan 19300 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu, taşınmazın baraj suları altında kaldığını iddia ederek Medeni Yasasının 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini istemiştir. Hazine, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinde olan yerlerden olduğunu, davanın reddi ile taşınmazın Hazinenin mülkiyetinde olduğunun tespitini talep etmiştir. Mahkemece, davacı gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin talebinin kabulüyle (B1) ve (B2) ile gösterilen toplam 19368,279 m2’lik kısımların Hazinenin mülkiyetinde olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde dava tarihinden önce yapılan ve 28.08.2001 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu 1976 yılında yapılmış ve ilan edilerek kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B1) ile gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden; (B2) ile gösterilen kısmının ise kumluk niteliğinde olan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. Kumluk, sazlık, bataklık niteliğinde bulunan bu tür taşınmazlar kural olarak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu için özel mülkiyete konu edilemez. Ancak, 5516 sayılı Kanun ya da başka özel bir kanun çerçevesinde Hazinece bu kanunlarda öngörülen şekilde gerekli izin verilmesi veya özgüleme yapılması ve kanun gereğinin yerine getirilmesi durumunda bu taşınmazlar üzerinde özel mülkiyet kurulabilineceğinden ve bu tür yerler zilyetlikle kazanılmayacağından davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı ornama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.