YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5079
KARAR NO : 2012/7308
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, 08.06.2011 günlü dilekçesiyle, ….. köyü 206 ada 4 sayılı parselin maliki olduğu, bu parselin batısında ve doğusunda bulunan ve ekli krokide basit olarak gösterilen taşınmazın bir bölümünün orman alanı olarak ya da 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tescil edildiği, bu yerlerin kendi adına tescil edilen 206 ada 4 sayılı parsel ile bir bütün halinde kendi kullanımında olduğu iddiasıyla, tapuların iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmış; 26.09.2011 günlü dilekçesiyle, mülkiyet iddiası olmadığını, 6831 sayılı Yasanın 2/B hanesine uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan kendi kullanımındaki taşınmazın bölünerek, bir bölümün 206 ada 4 parsel sayısı ile kendi kullanımında olduğunun beyanlar hanesine yazılmak suretiyle Hazine adına tespit edilip, bir bölümü hakkında tutanak düzenlenmediği ve bir bölümünün de başka kişilerin kullanımındaki yer olarak Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazın bir bütün halinde kendi kullanımında olduğunu yazılmak suretiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davacının mülkiyete ilişkin iddiası bulunmadığı, taşınmazın kendi kullanımında olduğunun tespiti ve beyanlar hanesine yazılmasını istediği, davada Orman Yönetimine husumet düşmediği, kulanım şerhine ilişkin davanın ise yerinde olmadığı, tapulama dışı bırakılan alanlarda bu iddianın dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen) Ek 4. maddesi hükmüne göre yapılan güncelleme çalışmalarına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 1974 yılında yapılıp, 20.10.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 14.02.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesiyle eklenen) Ek 4. maddesine göre, … ilçesi, Kurşunlu köyünde yapılan güncelleme çalışmaları 21.06.2010 ila 21.07.2010 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davanın, 6831 sayılı Yasanın Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu ve güncellemeye itiraz niteliğinde olduğu, bu tür davalarda davalı sıfatının mülkiyet hakkına sahip Hazine ile beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilen kişiler aleyhine açılabileceği, orman alanlarındaki kullanımın hukuken değer taşımadığı gibi suç teşkil edeceği hususları gözetilerek orman alanları için açılan dava ile Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı gerçek kişinin bu yöne temas eden aşağıdaki ikinci bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı gerçek kişinin diğer temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava dilekçesine ekli krokide taranarak gösterilen taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı iken, 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasa ile eklenen) Ek 4. maddesine göre 21.06.2010 ilâ 21.07.2010 tarihleri arasında ilan edilen güncellemede Hazine adına tespit edildiği yönünde uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, 30 günlük askı ilanının bitiminden sonra, parselin beyanlar hanesine kullanıma ilişkin şerh yazılıp yazılamayacağı, kullanım şerhi yazılması istemi içeren davanın kadastro mahkemesinde görülüp görülemeyeceğine ilişkindir. 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinin “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmü gereğince, ilan tarihinden itibaren 10 yıllık süre içinde genel mahkemelerde kadastrodan önceki nedene dayalı dava açılabileceği gözetilerek, tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davanın dinlenemeyeceğinden söz edilerek reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişinin, davalı … Yönetimi aleyhine açılan dava ile orman alanları için açılan davanın reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.