Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5081 E. 2012/9270 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5081
KARAR NO : 2012/9270
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacılar … ve ark. 09.02.2011 tarihli dilekçeleriyle tapuda kendi adlarına kayıtlı … köyü (Mahallesi) 26082 ada 2 sayılı parselin, ormanla ilgisinin olmadığı, Hazine tarafından taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu savıyla açılan tapu iptal tescil davasının kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin Antalya Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 24.11.2009 gün ve 2007/414 – 436 sayılı kararının kesinleştiği, bu kararda çekişmeli parselin redde konu bölümü için 2/B şerhinin yasal dayanağı bulunmadığını iddia ederek, bu bölümün tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan “6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına” ilişkin şerhin silinmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parselin Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/414 esasına kayıtlı dava dosyasında bulunan ve fen bilirkişi … ve bilirkişi Orman Mühendisi … tarafından düzenlenen 01.04.2008 tarihli kroki ve raporda gösterilen 5761 m2 yüzölçmündeki bölümün, tapu kaydının beyanlar hanesine yazılan “6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldı” şeklindeki şerhin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının beyanlar hanesindeki 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönündeki şerhin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması; 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Davacı Hazine 22.10.2004 tarihli dava dilekçesiyle, … mahallesi, 26082 ada 2 sayılı parselin, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bırakıldığını, 1952 yılında koruma makisi olarak belirlendiğini, 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukukî dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki, davalı adına olan tapu kaydının çekişmeli taşınmazın bu bölümü için iptalini ve Hazine adına tescilini istemiş; mahkemenin 24.11.2009 gün ve 2007/414-436 sayılı davanın kısmen KABULÜNE, … köyü 26082 ada 2 sayılı parselin 01.04.2008 günlü krokide gösterilen 2802 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin davanın ve birleşen davanın kabulüne, bu bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptaline ve “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları
2012/5081 – 2012/9270
dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline fazla ilişkin istemin kesin hüküm nedeniyle reddine ilişkin kararı Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01.07.2010 gün ve 2010/6331-9398 sayılı kararı ile onandıktan sonra 14.09.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 26082 ada 2 sayılı parselin, fiili olarak kısmen 117 sayılı parselin tapu çap krokisi sınırları içinde, kısmen 883 sayılı muhdes parselin tapu çap krokisi sınırları içinde kaldığı; 117 sayılı parselin, yörede 1963 yılında yapılan genel kadastroda, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak Mustafa ve Süleyman Adanır adlarına kadastro tesbiti itirazsız kesinleşmesiyle tapuya tescil edildiği, sonra mirasçılarına intikal ettiği, daha sonra yörede yapılıp 1989 yılında ilan edilen 2/B madde uygulaması sonucu 117 parselin tümünün orman rejimi dışına çıkartılma işleminin kesinleşmesi nedeniyle, bu konuda tapu kaydı üzerine 07.02.1995 tarihinde şerh verildiği, Kütükçü köyü 117 sayılı kadastro parselinin, 2/B sahası olması nedeniyle tapunun iptali ile tescil istemiyle Hazine tarafından parselin o tarihteki malikleri aleyhine açılan davanın Antalya Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 24.12.1996 gün ve 1995/587 – 989 sayılı kararıyla “Taşınmazın daha önce 1946 yılında yapılan tahdit içinde ise de, 1952 yılında makiye ayrılan saha içinde kaldığının belirlendiği” gerekçesi ile reddedildiği, bu kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.05.1997 gün 1997/4946 – 6675 sayılı kararıyla onanıp, Hazinenin karar düzeltme istemi de aynı dairenin 15.10.1997 gün ve 1997/12169-12389 sayılı kararıyla red edilerek kesinleştiği, daha sonra 117 sayılı kadastro parselinin tamamının imar uygulaması sonucu dava konusu parsel de içinde olmak üzere bir çok parsellere ifraz edildiği, imar uygulaması sırasında daha önce 117 nolu parselin tapu kaydı üzerinde bulunan 2/B madde şerhinin aynen çekişmeli parsele de aktarılması nedeniyle Hazine tarafından yeni malik aleyhine aynı nedenle çekişmeli parselin tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili iddiasıyla açılan davanın kısmen kabulüne, çekişmeli … köyü 26082 ada 2 sayılı parselin 01.04.2008 tarihli krokide gösterilen 2802 m2 yüzölçmündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline, parselin 5761 m2 yüzölçmündeki diğer bölümene yönelik davanın ise reddine ilişkin Antalya 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 24.11.2009 gün ve 2007/414 – 436 sayılı kararının Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra kesinleştiği, Antalya Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 117 parsele ilişkin 24.12.1996 gün ve 1995/587-989 ve 26082 ada 2 sayılı parsele ilişkin 24.11.2009 gün ve 2007/414-436 sayılı kararlarının, H.M.K.’nın 303. maddesi ve mülga H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi gereğince çekişmeli parselin 01.04.2008 tarihli bilirkişi kroksinde gösterilen 5761 m2 yüzölçmündeki bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu yönünde kesin hüküm oluşturduğu, sözü edilen kesin hükümler nedeniyle, çekişmeli parselin 5761 m2 yüzölçmündeki bu bölümünün tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı” yönündeki şerhin yasal dayanağının kalmadığı gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazinenin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 19/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.