Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5097 E. 2012/7369 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5097
KARAR NO : 2012/7369
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman sınırlandırmasına itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
…. ilçesi, ….. mahallesi 205 ada 1 parsel sayılı 18903299,41 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 5304 sayılı Yasayla değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması sırasında orman vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiş ve tutanak 13/05/2010-14/06/2010 tarihleri arasında kısmi ilana çıkarılmıştır. Davacı, 05.12.1984 tarih 33 cilt, 98 sahife, 1 ve 2 sıra, 13.05.1987 tarih 33 cilt, 72 sahife, 1 sıra sayılı tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Deşti-Geliyahırap ve Tüyaraş mevkilerindeki taşınmazlarının orman sınırları içinde bırakıldığını, bu taşınmazın ormanla ilgisinin bulunmadığını, tesbitin iptali ile adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ve (C) ile gösterilen bölümlerin orman tahdit haritası içinde bırakılmasına, (B) ile gösterilen bölümün orman tahdit haritasında orman alanı kapsamından çıkarılarak davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından (B) işaretli bölüme yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlandırılmasına itiraz ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılıp 13/05/2010-14/06/2010 tarihleri arasında kısmi ilana çıkarılmıştır.
Mahkemece, temyize konu (B)= 32144,51 m² yüzölçümlü bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 05.12.1984 tarih 33 cilt, 98 sahife, 1 sıra nolu tapunun kapsamında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; aynı taşınmaza ilişkin açılan ve aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2010/5 esas, 2010/8 esas sayılı dosyaları arasında bağlantı bulunduğundan birleştirmeleri hususu davacının dayandığı tapu kaydının dört tarafı meşelik okumasına rağmen miktarı ile geçerli olduğu, tapunun idari yoldan oluştuğu tarih itibariyle tapu kaydının geçerli bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmemiştir.
Bu nedenle, dava konusu 205 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılan tüm davalar birleştirilmeli, temyize konu (B) bölümüne yakın komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.