Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5233 E. 2012/6941 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5233
KARAR NO : 2012/6941
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

…. ilçesi …. mevkii 401 parselin yenileme kadastrosu sonucu oluşan 109 ada 4 parsel sayılı 5392 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile davalılar adına tapuda kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescil, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1964 yılında arazi kadastrosu, 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 02.02.1993 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Yasaya göre yapılan orman sınırı içinde kaldığı, 1950 yılında makiye ayrılmadığı, eğiminin % 12’nin üzerinde olduğu belirlenerek yazılı şekilde karar verilmesinde ve 19.01.2011 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi ve 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesi uyarınca, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılarak davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Orman Yönetimi çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki tüm şerhlerin silinmesini de istediği ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, beyanlar hanesindeki haciz şerhlerinin silinmesine karar verilmemesi doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple; hükmün üçüncü paragrafının sonuna
“Beyanlar hanesinde yazılı haciz şerhlerinin silinmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 09/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.