Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5298 E. 2012/7070 K. 10.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5298
KARAR NO : 2012/7070
KARAR TARİHİ : 10.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, 3402 sayılı Yasanın 4. maddesini değiştiren 5304 sayılı Yasanın 3.maddesinde düzenlenen; “Çalışma alanındaki ormanların 5304 Sayılı Yasanın 3. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında açıklanan şekilde oluşturulan orman kadastro ekibince sınırlandırma ve tespitleri yapılarak otuz günlük kısmî ilâna alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır.” hükmü gereğince … köyünde yapılan ve kısmi olarak askıya çıkartılan orman kadastrosu sırasında dava dilekçesine ekli krokilerde gösterilen taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığı, oysa, bu yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla Hazineyi hasım göstererek tespitin iptali ve çekişmeli yerin orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Dava konusu taşınmazın 106 ada 17 parsel altında 6635.47 m2 yüzölçümü ile belgesizden, temyize konu dava nedeniyle niteliği ve malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit tutanağının düzenlendiği belirlenmiş, edinme sebebi sütununda zilyet olarak adı geçen kişi davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda Orman Yönetiminin davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre orman kadastrosu yapılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın (A1) ve (A2) harfli bölümlerinin, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu; (B1) ve (B3) harfli bölümlerinin ise eylemli orman niteliği taşıdığı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının bu bölümlere yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davalının bilirkişi raporunda (B2) harfi ile tanımlanan bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda: 1953 çekim tarihli hava fotoğrafında ve eski tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın (B2) ile işaretlenen kesiminin açık alanda kalmakta ise de üç tarafının orman ile çevrili olduğu, mevcut ormanın devamı niteliğinde olup orman bütünlüğünü bozduğu, 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu belirtilmiş, raporun sonuç bölümünde de çekişmeli taşınmazın tamamının orman ve orman toprağı sayılan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Ancak, orman raporuna ekli aplikeli memleket haritası incelendiğinde, çekişmeli taşınmazın (B1) ile işaretlenen kesiminin doğu, batı ve kuzeyi açık alanda gözükmekte olup,
kişi parsellerine bitişik olduğu görülmüştür. Dosya arasında bulunan tutanaklar komşu 106 ada 1, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16 ve 44 parsellerin kişiler adına tespit edilip kesinleştiğini göstermektedir. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın (B2) ile işaretlenen kesiminin orman bütünlüğü içinde bulunduğu yönündeki tespit, dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Ancak, davalı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmakta olup mahkemece tarım bilirkişisi ve zilyetlik tanığı dinlenmemiştir.
Bu sebeplerle; mahkemece, bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir fen elemanı ve tarım uzmanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, önceki bayiiler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle çekişmeli parselin A1, A2, B1 ve B3 harfli bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlerle ilgili hükmün ONANMASINA, 2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; taşınmazın B2 harfli bölümüne yönelik davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 10/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.