YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5303
KARAR NO : 2012/7452
KARAR TARİHİ : 16.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
10.04.2008 tarihinde yapılan kadastro sırasında ….. köyü 175 ada 4 sayılı 952,63 m2 yüzölçümündeki taşınmaz …..’ün zilyetliğinde olduğu, taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde 2008/3 esas sayılı dava dosyası bulunduğundan söz edilerek tutanak aslı cinsi ve malik hanesi açık olarak kadastro mahkemesine gönderilmek üzere 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tespit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi 25.02.2008 tarihli dilekçe ile, Hazineyi taraf göstererek dava dilekçesine ekli krokide işaretlenen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesinde 2008/3 esas sayılı davayı açmıştır. Mahkemece, dava edilen tüm taşınmazların tutanak asılları, orman kadastrosuna itiraz dosyası ile birleştirilip taşınmazların zilyetleri davaya dahil edilmiştir. Daha sonra çekişmeli taşınmaza ilişkin dava ayrılarak yukardaki esasa kayıt edildikten sonra davanın reddine, dava konusu taşınmazın fındık bahçesi niteliği ile davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasayla değişik 4. maddesine göre yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu vardır.
1) Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye uzman bilirkişi raporuna eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davacı … Yönetimi 25.02.2008 tarihli dilekçe ile, Hazineyi taraf göstererek, dava dilekçesine ekli krokide işaretlenen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesinde 2008/3 esas sayılı davayı açmış; mahkemece, dava edilen tüm taşınmazların tutanak asılları, orman kadastrosuna itiraz dosyası ile birleştirilip taşınmazların zilyetleri davaya dahil edildikten sonra çekişmeli 175 ada 4 sayılı taşınmaza ilişkin dava ayrılarak yukardaki esasa kayıt edildikten sonra Hazine’ye duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeden yokluğunda yargılama yapılarak yazılı şekilde Hazine aleyhine hüküm kurulmuştur. Dairenin geri çevirme kararıyla Hazineye gerekçeli kararın tebliği üzerine Hazine yasal süresi içinde kararı temyiz etmiştir. Asıl dosyada Hazine taraf olarak gösterildiğinden ayrılan dosyada Hazineye dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, delil ve belgeleri istenerek yargılama yapılıp sonuçlandırması gerekirken yokluğunda yargılama yapılıp eksik inceleme ile yazılı şekilde aleyhinde sonuçlandırılması doğru değildir.
Yasal ayrıcalıklar dışında yargılamayı yürüten hâkim, davanın taraflarını dinlemeden veya iddia ve savunmalarını yapmak üzere yasal şekil ve şartlara göre çağırmadan, delilleri toplayıp hüküm veremez (Anayasanın 36. ve 1086 sayılı HYUY’nın 73. maddeleri). Çekişmeli taşınmazın malik hanesi açık olup mahkemece 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesi uyarınca gerçek hak sahibi resen belirlenecek, davada taraf olmayanlar adına/adlarına dahi tescile karar verilebilecektir. Ancak, somut uyuşmazlıkta; yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılmış ise de, davalı kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları yeterince araştırılmamış, ziraat bilirkişiden rapor alınmamış, davalı kişinin tutunduğu tapu kaydının kökü getirtilmemiş, 3402 sayılı Yasanın 20. maddesine uygun olarak zemine uygulanmamış ve kapsamı fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda gösterilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Hazineye dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeli, Hazineden delil ve belgeleri istenilmeli; davalı kişi, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunduğuna göre kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar – ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması ve tapu kaydının yöntemince uygulanması gerekeceğinden, dayanak tapu kaydının kökü Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilmeli, yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; davalı kişinin tutunduğu tapu kaydı yerel bilirkişi yardımıyla ve kadastro fen bilirkişi aracılığıyla zemine uygulanmalı, tapu kaydının kapsamı 3402 sayılı Yasanın 20. maddesine uygun olarak belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her bir sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli,tapu kaydı uygulaması fen bilirkişi tarafından düzenlenecek krokide gösterilmeli, kadastro tespit bilirkişileri ve varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davalı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 16.05.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.