Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5882 E. 2012/7460 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5882
KARAR NO : 2012/7460
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

2007 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü 152 ada 1 parsel sayılı 7.078,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Süleyman Saka mirasçılarının zilyetliğinde bulunduğu, ancak, taşınmaz hakkında … Kadastro Mahkemesinde 2006/79 esas sayılı dava bulunduğundan söz edilerek 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca malik ve yüzölçüm bölümleri boş olarak tespit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, Hazine ve … köyü tüzel kişiliğini taraf göstererek dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazların orman sınırları içine alınması istemiyle kadastro mahkemesinde 2006/79 esas sayılı davayı açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların zilyetleri davaya dahil edildikten sonra 152 ada 1 parsele yönelik dava ayrılarak yukarıdaki esasa kayıt edilmiştir.
Mahkemece, Orman Yönetimi tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, dava konusu 152 ada 1 parselin kadastro tespitinin iptal edilerek fen bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B) ile işaretlenen kesiminin paylı olarak Süleyman Saka mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından (B) ile işaretlenen kesim yönünden temyiz edilmiştir.
Dava , kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu vardır
Orman Yönetiminin temyiz itirazları çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen kesimine yönelik olup mahkemece bu yer hakkında verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın temyize konu kesiminin kuzeyinde 101 ada 1 sayılı orman parseli, doğusunda çekişmeli taşınmazın orman yapılıp temyiz edilmediğinden kesinleşen (A) kesimi, ondan sonra da hükmen orman yapılan 152 ada 2 parsel, güney tarafta hükmen orman yapılan 152 ada 5 sayılı taşınmaz, batı tarafta ….. köyüne ait 105 ada 1 sayılı orman parseli bulunmakta olup, güney tarafta yer alan 152 ada 9 ve 10 parseller ise henüz davalı olup aplikeli eski tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözükmektedirler. Bu durumda, taşınmazın temyize konu kesiminin dört tarafı Devlet Ormanı ile çevrili olup, davalı kişiler tapu kaydına tutunmamışlardır. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın temyize konu kesimi orman bütünlüğü içinde bulunmakta ve 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklığı niteliğindedir. 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmî Gazetede yayımlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmî Gazetede yayımlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.6831 sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (17/06/2004 gün ve 5192 sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, temyize konu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek, davacı … Yönetiminin davasının kabulüyle 152 ada 1 sayılı taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın kısmen özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 16/05/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.