YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5888
KARAR NO : 2012/14336
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Gökçedağ Köyü 230 ada 1 parsel sayılı 2571.94 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 2003 tarih 2 nolu tapu kaydına dayanarak hali arazi niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, dava konusu taşınmazın babası ….e ait olduğunu, Dursunbey Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/214 – 1997/176 sayılı ilâmı ile muris adına tescile karar verildiğini, kararın kesinleşmesine rağmen, bugüne kadar tapuya tescil edilmediğinden Kanber Akyüz mirasçıları adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/4074 – 6760 sayılı 24.05.2010 günlü bozma kararında özetle: “mahkemece, taşınmazın krokide (1B) ile gösterilen 1009.93 m²’lik bölümün davacının dayandığı tescil kararı ve krokisi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Öncelikle; 230 ada 6, 7, 8, 9, 12, 13, 14 ve 15 sayılı parsellerin tutanak örnekleri ile varsa tesbitlerine esas alınan tapu kayıtlarının ve 230 adada kalan parselleri içeren kadastro paftası getirtilmesi, bundan sonra asliye hukuk mahkemesinin 1990/214 Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan kontrol memuru ….tarafından düzenlenen 29/05/1997 tarihli krokide (A) ile işaretli yerin ….’ün kavaklığı olduğu, kıyı kenar çizgisinde kalan kısım çıktıktan sonra kalan (A) ile işaretli bölümün 27425 m2 olduğu ve yine aynı krokide (B) ile işaretli yerin … ün kavaklığı olup, kıyı kenar çizgisinde kalan bölüm çıktıktan sonra geriye 12600 m2 kaldığı, (D) işaretli yerin çınarlık olduğu ve kıyı kenar çizgisinde kalan 450 m2 çıktıktan sonra geriye 5050 m2 kaldığı ve bu yerin aynı zamanda sulh hukuk mahkemesinin 2001/168 sayılı dosyasında Hazine adına tescile karar verildiği, (E) işaretli yerin ….’dan … ‘e geçen yer olduğu, kıyı kenar çizgisinde kalan kısım çıktıktan sonra geriye 8825 m2’nin kaldığı ve (F) işaretli yerin ise hali arazi olup, 2500 m2 olarak hesaplandığı, (F) işaretli bölümün daha sonra sulh hukuk mahkemesinin 2001/168 sayılı dosyasında Hazine adına tescil edildiği anlaşıldığına göre, değişmez sınır olan yol ve derenin birleştiği yer keza ….ün (A) işaretli yeri ile… adına tescil edilen (C) işaretli yerin sınırları esas alınarak 1990/214 – 176 sayılı tescil ilânının dayanağı kroki 3402 sayılı Kanunun 20/A maddesi hükmüne göre yerine uygulanmalı ve bu kroki ile kadastro paftası arasındaki çelişkinin nereden kaynaklandığı saptanmalı, tescil dosyasının dayanağı 29/05/1997 tarihli krokideki kıyı çizgisinde kalan bölümler belirlenerek…ün (A) ile işaretli ve Memet Akyüz’ün (B) ile işaretli bölümlerine ait sınırlar bulunup, bu sınırlar değişmez kabul edilerek kroki yerine uygulanıp, dava konusu edilen yerin gerçek miktarı saptanmak suretiyle infaza olanak verecek şekilde bilirkişiye kroki düzenlettirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Gökçedağ Köyü 230 ada 1 nolu parselin 26.07.2011 günlü fen bilirkişi krokisinde (E1) ile gösterilen 1499,26 m²’lik kısmının kadastro tesbitinin iptali ile…mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, (F1) ile gösterilen 1072,68 m²’lik bölümünün tesbit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1744 sayılı Kanuna göre 17/11/1975 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 sayılı Kanuna göre 06/03/1991 tarihinde yapılıp, dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş olmakla, taraflar yönünden usûlü kazanılmış hak oluşur. 31.12.2008 günlü ilk kararda 230 ada 1 nolu taşınmazın krokide (1B) ile gösterilen 1009.93 m²’lik bölümünün davacının dayandığı tescil kararı ve krokisi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, diğer bölümlerin tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, bu karar, davacı … tarafından temyiz edilmemiştir. Buna rağmen, mahkemece bozma sonrası davalı Hazine lehine oluşmuş usûlî kazanılmış hak dikkate alınmaksızın bu kez Gökçedağ Köyü 230 ada 1 nolu parselin 26.07.2011 günlü fen bilirkişi krokisinde (E1) ile gösterilen 1499,26 m²’lik kısmının kadastro tesbitinin iptali ile…mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Bu nedenlerle, mahkemece, gerekirse fen bilirkişiden rapor alınarak Hazine lehine oluşmuş usûlî kazanılmış hak dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle Hazine aleyhine karar verilmiş olması, usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 11.12.2012 günü oy birliği ile karar verildi.