YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6218
KARAR NO : 2012/13595
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü, 1265 parsel sayılı taşınmaz 712,93 m2 yüzölçümüyle tapuda davalı adına kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi; taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığını iddia ederek, tapusunun iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescili ile davalının elatmasının önlenmesi talebiyle dava açmış. Mahkemece davanın kabulüyle, 1265 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline, davalının taşınmaza yönelik elatmasının önlenmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 28.08.2008 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına göre ve kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 1265 parselin orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davalı tarafından dava tarihine kadar taşınmaz kadastro sonucu oluşan tapu kaydına dayanılarak tasarruf edildiğinden ve bu tarihine kadar davalı tarafından çekişmeli taşınmaza haksız elatma söz konusu olmadığından Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesini ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davalının taşınmaza yönelik elatmasının önlenmesine karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 3. paragrafının kaldırılarak bunun yerine “ Davacı … Yönetiminin elatmanın önlenmesine ilişkin davasının reddine ” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.