YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6266
KARAR NO : 2012/9666
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine, … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı), Kadastro Müdürlüğü vekili, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi; … köyünde 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman tahdidi içinde olan 244 adet taşınmazın Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve askı ilanlarının yapıldığı, orman rejimi dışına çıkarma görev ve yetkisinin orman kadastro komisyonlarına ait olduğundan işlemlerin iptali istemiyle kadastro müdürlüğünü taraf göstererek dava açmıştır. Mahkemece davaya bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, orman yönetiminin temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.07.2008 gün 2008/7328-9740 sayılı bozma kararında özetle “Davanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, mahkemece … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile tespit tutanaklarında isimleri yazılı hak sahipleri davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmiş, orman yönetiminin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 03.06.2009 gün 2009/20-148 Esas-232 Karar sayılı ilamıyla Daire kararında belirtildiği şekilde bozulmuştur. Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyulmuş, 162 ada 15, 16, 17 ve 35 sayılı taşınmazlara ilişkin davalar ayrılarak yukardaki esasa kaydedilip … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile kadastro tespit tutanaklarında isimleri yazılı hak sahipleri davaya dahil edildikten sonra 162 ada 35 sayılı parselin halen çalılık ve meşelik olduğu, nitelik kaybetmediği, 162 ada 15, 16 ve 17 sayılı taşınmazların ise doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybına uğramadığı, insan eliyle zorla ormanın tahribi ile nitelik kaybının oluştuğu, el çekme halinde eski hale dönebileceği, taşınmazların 2/B madde koşullarını taşımadıkları, kadastro müdürlüğününde pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu yönünden reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine, … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı), Kadastro Müdürlüğü vekili, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulamasına ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 09.06.1969 tarihinde ilan edilerek
2012/6266 – 2012/9666
kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesi hükmü uyarınca yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından hava fotoğrafı ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 162 ada 35 sayılı taşınmazın üzerinde halen meşe ağaçları ve çalılar bulunduğu, henüz nitelik kaybetmediği, 162 ada 15, 16 ve 17 sayılı taşınmazların ise 31.12.1981 tarihinden önce doğal yoldan bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmedikleri, çekişmeli tüm taşınmazların 2/B madde koşullarını taşımayan yerlerden oldukları anlaşıldığına, 3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesi gözetilerek vekalet ücreti takdir edildiğine ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalı gerçek kişilerden onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 28/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.