YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6322
KARAR NO : 2012/13119
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.07.2010 tarih 2010/5624 –9485 sayılı bozma kararında; “Yapılan incelemede, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışında kalan yerlerden olduğunun bildirildiği ve mahkemece bu görüşe değer verilerek karar verildiği gözlenmiş ise de, bir örneği dosyada yer alan dava konusu taşınmaz ile ilgili olan, orman kadastro haritasına göre, 881 numaralı orman sınır noktası ile 882 numaralı orman sınır noktasını birleştiren hat, tarım alanlarının güneyinde olup, dere orman sınırı içinde kalmaktadır.Yine aynı orman sınır hattının devamı olan, 883 numaralı orman sınır noktası ile 876 numaralı orman sınır noktasını birleştiren hattın, bir örneği dosyada yer alan ve dava konusu taşınmaz ile ilgili olan, orman kadastro tutanaklarındaki tanımlara göre, … tarlasının güneybatısındaki sabit taş olarak tanımlanmış olup, … tarlasının, davaya konu 158 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile yine aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2007/55 esas, dairenin 2010/5632 esas sayılı dosyasında dava konusu olan 158 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kuzeyindeki taşınmazların önceki maliki olduğu gözlendiğine göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orman sınır noktaları ve bunları birleştiren hattın uygulamasının hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Orman kadastro harita ve tutanakları ile çelişen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı ”gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüyle 158 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; dahili davalı … Müdürlüğünün davada taraf sıfatı olmadığı, davaya yanlış dahil edilmesinin vekalet ücreti gerektirmeyeceği kanaatine varıldığından dahili davalı vekiline vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm dahili davalı … vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosunun yanlış aplikasyonu nedenine dayalı kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1968 yılında kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 1977 yılında yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; dairenin 02.07.2010 gün 2010/5624-9485 sayılı bozma kararından önce … lehine 575.- TL vekalet ücretine hükmedilmiş olup, hüküm davacı … Yönetimi tarafından bu nedenle temyiz edilmemiş olduğundan dahili davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, dahili davalı … Müdürlüğünün davada taraf sıfatı olmadığı, davaya yanlış dahil edilmesinin vekalet ücreti gerektirmeyeceği kanaatine varıldığından, dahili davalı vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 7 paragrafının tamamen kaldırılarak, bunun yerine; “Kendisini vekil ile temsil ettiren dahili davalı … lehine avukatlık ücret tarifesi gereğince taktir olunan 575.- TL vekalet ücretinin davacı … Yönetiminden tahsili ile dahili davalı … Müdürlüğüne ödenmesine.” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 22/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.