YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6502
KARAR NO : 2012/14759
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … ile müdahil davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 266 parsel sayılı 56451,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıtlarına dayanılarak aynı kuvvet ve mahiyette iki ayrı tapu kaydı mevcut olduğundan malik hanesi boş bırakılarak sınırlandırılmıştır. Dava konusu 101 ada 266 parsel sayılı taşınmazla birlikte 101 ada 253, 254, 255, 256, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264 ve 265 parsel sayılı taşınmazlarda aynı tapu kayıtlarına dayanılarak aynı kuvvet ve mahiyette iki ayrı tapu kaydı mevcut olduğundan, malik hanesi boş bırakılarak sınırlandırılmış ve tüm parsellerin kadastro tutanakları kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Orman Yönetimi 101 ada 266 parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, davaya müdahil olmuştur. Mahkemece, 101 ada 266 parsele ilişkin dava dosyası tefrik edilerek 2008/192 esasa kayıt edilmiş ve davaya konu Zonguldak İli, Alaplı İlçesi, …Köyü, Çanakpınarı Mevkiinde bulunan 101 ada 266 parsel üzerinde davada taraf olan gerçek şahısların hak iddiası yönünden taleplerinin reddine, 101 ada 266 nolu parselin orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm … ile müdahil davacı … Yönetimi tarafından vekalet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Keşif sırasında dinlenen orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1999 yılında yapılan orman kadastrosu bulunduğunu ve çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğunu bildirdiği halde, yörede 1999 yılında yapıldığı bildirilen orman tahdidine ilişkin belgeler getirtilmemiş, tahdidin kesinleşip kesinleşmediği araştırılmamış, kesinleşmişse tahdit haritası mahallinde uygulanmamıştır.
Çekişmeli taşınmaz, kadastro sırasında Nisan 1315 tarih 68, 20.11.1957 tarih 23, 28.10.1960 tarih 22, 21.04.1964 tarih 11 ve 1320 yoklama 285 nolu tapu kayıtlarına dayanılarak ayrı kuvvet ve mahiyette iki ayrı tapu kaydı mevcut olduğundan malik hanesi boş bırakılarak sınırlandırılmış olup, bu tapu kayıtlarının konusu 101 ada 266 parsel sayılı taşınmazla birlikte 101 ada 253, 254, 255, 256, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264 ve 265 parsel sayılı taşınmazlarda uygulandığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1999 yılında yapıldığı bildirilen orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile dayanak tapu kayıtlarının uygulandığı bildirilen 101 ada 253, 254, 255, 256, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265 ve dava konusu 266 parsel sayılı taşınmazların tümünü dıştan çevreleyen komşu parseller tespit edilerek, bu parsellere ait kadastro tespit tutanak örnekleri ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte tapu kayıtlarının revizyon gördüğü anlaşılan 101 ada 253, 254, 255, 256, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264 ve 265 parseller ile … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmamakta ise yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmelidir.
Eğer, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinde önce 1999 yılında yapıldığı bildirilen orman kadastrosu varsa ve orman kadastrosu kesinleşmiş ise; kural olarak, 4785 sayılı Yasa gözetilmek suretiyle orman tahdidi yapılıp, kesinleşmişse; bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının orman mühendisi aracılığıyla yerine uygulanması yoluyla çözümlenir. O halde, mahkemece yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yarlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmelidir.
Ayrıca; çekişmeli taşınmaza revizyon gören geldisi 1315 daimi Nisan 68 nolu tapu ile gittisi Ekim 1960 tarih 22 nolu tapu olan 20.11.1957 tarih 23 nolu tapu ile 1320 yoklama 285 ve Nisan 1315 tarih 68 nolu tapu kayıtları yöntemine uygun biçimde mahalli bilirkişiler eliyle varsa komşu parsellerin dayanak tapu ve vargi kayıtlarında da yararlanılarak mahallinde uygulanmalı, dayanak tapu kayıtlarının tümü mahalline uymakta ise sahih esasa dayanan eski tarihli tapu kaydına değer verilmesi gerektiği düşünülmeli, dayanık tapu kayıtları dava konusu parselle birlikte 101 ada 253, 254, 255, 256, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264 ve 265 parsel sayılı taşınmazlara da revizyon görmüş olduğundan mahkemenin 1999/9 esas sayılı dava dosyası getirtilip incelenerek, bu dava dosyasında şahıslar adına tesciline karar verilen taşınmazlar bulunmakta ise tapu kayıtları değişebilir sınırları içerdiğinden, bu taşınmazlar da dikkate alınarak 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; dayanak tapu kayıtlarının malikleri ile taraflar arasında akti veya irsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Eğer, gerçek kişi olan taraflar ile tapu malikleri arasında akti veya irsi irtibat sağlanamıyorsa veya tapu malikinin kim olduğu bilinmiyor ise 3402 sayılı Yasanın 13/B – C maddesinde … “ kayıt sahibi yirmi yıl önce ölmüş veya gaipliğine hüküm verilmiş veyahut tapu sicilinden malikin kim olduğu anlaşılamamış ise çekişmesiz ve aralıksız yirmi yıl müddetle ve malik sıfatıyla zilyet bulunan kimse adına tespit olunur.” hükmü gereğince gerçek kişiler
yararına zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14/1. maddesinde … 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulmalı, dava konusu taşınmazın … ya da … tarım arazisi olup olmadığı konusunda (5403 sayılı Yasanın 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, … tarım arazisi: tarım yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, taşınmazın kimden ne şekilde davacıya kaldığı , mirasçılar arasında geçerli bir rizai taksimin bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … ‘un temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre Orman Yönetiminin temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.