Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6517 E. 2012/13796 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6517
KARAR NO : 2012/13796
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kocasırt Köyü 126 ada 1 parsel sayılı 152824,50 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması sırasında orman vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiş ve tutanak 29.09.2008 – 30.10.2008 tarihleri arasında kısmî ilâna çıkarılmış ve kadastro mahkemesinde açılan 2008/37 esas sayılı dava hakkında 23.06.2009 tarihinde kurulan hüküm sonucu 11/08/2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının müvekkili yararına oluşan taşınmazın orman sınırları içinde bırakıldığını, bu taşınmazın ormanla ilgisinin bulunmadığını iddia ederek, tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece, husumetin Orman Yönetimine yöneltilmediği gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlamasına itiraza ve tescil istemine ilişkindir.
3402 sayılı Kanunun 26/4. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi), her taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlar ve kesinleşinceye kadar devam eder. H.G.K’nun 16.05.2001 gün ve 2001/20 – 401, 416 sayılı kararında kabul edildiği gibi başkaları tarafından süresinde açılan davaya, aynı Kanunun 26/D maddesi gereğince başkaca kişilerin katılabileceklerini önleyen hiç bir kanun hükmü bulunmamaktadır. O halde, davacı gerçek kişinin 07.04.2009 havale tarihli dava dilekçesi ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 5304 sayılı Kanuna göre yapılan orman sınırlandırmasında orman olarak sınırlandırılan 126 ada 1 parselin yaklaşık 25 dönüm miktarlı bölümüne karşı sulh hukuk mahkemesinde açtığı dava, çekişmeli taşınmazın dava tarihi itibariyle kadastro mahkemesinin 2008/37 esas sayılı dosyasında davalı olması nedeniyle 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereğince kadastro mahkemesinde açılan davaya katılma niteliğinde olup görevli ve yetkili mahkeme kadastro mahkemesidir. Hal böyle olunca, mahkemece; çekişmeli taşınmazın tesbit tutanağının sehven kesinleştirildiği gözönünde bulundurularak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görevli ve yetkili mahkemece gözetilecek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, 3402 sayılı Kanunun 18/1. maddesi gereğince tescile tabi bulunan Devlet Ormanlarının, Hazine adına tesbit ve tescili gerektiğinden bu davalarda husumet, Hazine yanında kullanım hakkı bulunan Orman Yönetimine de yöneltilmesi gerekir. Açıklanan nedenle, husumetin orman yönetimine de yaygınlaştırılması suretiyle taraf teşkili sağlanması gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak husumet yokluğu nedeniyle hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’ün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 03/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.