YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/659
KARAR NO : 2012/6287
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili 04.03.2010 tarihli dava dilekçesiyle… köyünde 363 adada bulunan yaklaşık 3 dönümlük taşınmazın davacıların zilyetliğinde olduğunu, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Hazine ve … adına tespit edildiğini ileri sürerek kadastro tespitinin iptaliyle adlarına tapuya tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece; taşınmazın kadastro tespiti sırasında tespit dışı bırakılan alanda kaldığı, dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı düzenlenmediği anlaşıldığından, davanın görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili… Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro sırasında yol olarak bırakılan taşınmazın tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 2004 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Yörede genel arazi kadastrosu 2008 yılında yapılmış ve 07.01.2008 tarihinde kesinleşmiştir. … tarafından 1978 yılında yapılan kamulaştırma işlemi bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2004 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Bu yerde yapılan genel arazi kadastrosunun 2008 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 838.15 m2’lik kısmının karayollarının Manavgat – Akseki yolu ayrımı içinde kamulaştırma yapılan alanda kaldığı ve bu kısmın kadastro sırasında yol olması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı; (B) ile gösterilen 69,65 m2’lik kısmının ise 388 ada 1 nolu orman parseli içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; orman kadastrosu, 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmayıp, 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre genel kadastrodan önce yapılıp kesinleşmiştir. Bu durumda; 3402 sayılı Yasanın 22/4. maddesi hükümlerine göre tahditleri yapılarak kesinleşmiş ve tescil edilmiş ormanlara ait kayıt ve belgeler tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılması gerektiğinden çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen kısmının içinde bulunduğu 388 ada 1 parselin tapu kaydının bu şekilde oluştuğu anlaşılmış olup, zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26. maddesine göre mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davaya görebilmesi için, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması gerekir (HGK. 28.11.2007 gün ve 2007/20-909-891).
(A) ile gösterilen kısmın ise, paftasında yol olarak gösterilerek tespit harici bırakıldığı ve bu kısma yönelik kadastro tutanağı düzenlenmediği anlaşıldığına göre, H.G.K.’nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 sayılı kararında kabul edilen ilke gözününde bulundurularak davaya bakma
görevi genel mahkemelere aittir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, davanın her aşamasında gözetilmesi gerektiğinden mahkemece davanın görev yönünden reddi yolunda kurulan hüküm usul ve yasaya uygun olduğundan davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 24/04/2012 günü oybirliği ile karar verildi.