Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6609 E. 2012/8265 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6609
KARAR NO : 2012/8265
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında ….. köyü, 386 parsel sayılı 49860,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Mayıs 1931 tarihli 64 nolu tapu kaydıyla fındık bahçesi niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı …, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, komisyona yaptığı itirazın reddedildiğini belirterek kadastro tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 26.04.2002 günlü fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 23412 m²’lik kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) ile gösterilen 26448 m²’lik kısmının tespit gibi davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından reddedilen bölüm yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece çevre taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanakları, davalı olanların dava dosyaları getirtilerek, yapılan keşifte uygulanmamış, tapu uygulaması tam olarak yapılmamıştır. Ayrıca, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazı memleket haritası üzerinde elle boyayarak göstermiş, Dairenin 31.03.2011 günlü iade kararı üzerine sunulan aplikeli ek raporda çekişmeli yerin ormanlık alanda görülen bölümünde farklılıklar oluşmuştur. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanak tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri, başka parsellere revizyon görüp görmediği sorularak, görmüş ise, bu parsellere ait tutanak örnekleri ile davalı olanlara ilişkin dava dosyaları, 387 nolu parselin orman olarak tespit harici bırakılmasına karar verildiği Dereli Tapulama Mahkemesinin 09.02.1987 gün ve 1985/8 – 1987/1 sayılı dosyası ilgili yerlerden getirtilmeli; bundan sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı ve komşu parsellere uygulanan tapu kayıtları tarafsız ve yaşlı yerel bilirkişi yardımıyla uygulanarak, mahalli bilirkişinin yetersiz olduğu yerde tanık beyanlarına başvurulmalı, tapu kaydının mevki ve sınırlar itibariyle taşınmaza uyup uymadığı saptanmalı; uyuyor ise geçerli kapsamı tayin olunmalı; fen bilirkişi krokisi üzerine tapu kaydı sınırları kırmızı renkli kalemle gösterilerek keşfi izleme olanağı sağlanmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğunun saptanması halinde; çekişmeli taşınmazın dayanağı tapu kaydı uysa bile tapu kaydının 4785 sayılı Yasa ile hukuki değerini yitirdiği ve ormanlarda sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği dikkate alınmalı, karar davalılar tarafından temyiz edilmediğinden davacı … Yönetiminin kazanılmış hakkı gözetilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 31/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.