YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/665
KARAR NO : 2012/6232
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 105 ada 2 parsel sayılı, 1838,97 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle tutanağın beyanlar hanesinde, “Bu taşınmaz, Hasdal-Yassıören otoyolu kamulaştırma alanında kalmaktadır” şerhi de verilerek ağaçlık niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, kadastro mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından lehine vekalet ücretine hükmedilmediği için temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına adına tesbiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak açılmış, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Kadastro Mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. Maddesinin 4. Fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Somut olayda; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosunun 31.05.2010 – 30.06.2010 tarihleri arasında ilan edildiği, davanın ise, 3402 sayılı Yasanın 12. Maddesinde belirtilen bir aylık itiraz süresi geçtikten ve tutanaklar kesinleştikten sonra 16.08.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, bu davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olmayıp, genel hukuk mahkemelerine aittir. Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Bu sebeple; işin esasına girilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/04/2012 günü oy birliği ile karar verildi.