YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6796
KARAR NO : 2012/14359
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … Köyünde 8840 m2 yüzölçümündeki tarla niteliğindeki 345 sayılı parselin kısmen 2/B madde uygulaması nedeniyle orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğu iddiasıyla, davalı adına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 02/05/2005 tarihli krokide (C) = 2964 m2 ve (D) = 1092 m2 bölümlerinin tapusunun iptaline ve “6831 sayılı Kanunun 2/B madde uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır” yazılması suretiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmekle Dairenin 04/12/2008 gün ve 2008/12374 – 17310 sayılı ilâmıyla; “mahkemece uzman bilirkişisi Kenan Kabaklı tarafından hazırlanan 18/05/2005 tarihli rapora göre, çekişmeli taşınmazın (C) ve (D) bölümlerinin 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre; yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda 9418 ilâ 9420 orman sınır noktalarında oluşan hatta göre “Kocatarla Devlet Ormanı” sınırları içinde kaldığı ve daha sonra bu bölümün 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle orman sınırı dışına çıkarıldığı belirlenerek bu bölümlerin Hazine adına tesciline karar verilmişse de, davalıların temyiz dilekçesine ekli bulunan uzman bilirkişiler ….ve … tarafından hazırlanan 07/03/2006 tarihli rapora ekli krokide 9418 ilâ 9420 orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattının çekişmeli 345 parsele hiç uğramadan güneyindeki komşu 344 parselden geçtiği, buna göre çekişmeli 345 sayılı parselin 3116 tahdidinin dışında olduğu görülmekte, bilirkişiler tarafından 1997 yılında yapılan aplikasyonun hatalı olduğu bildirilmektedir. 1944 yılına ait orman kadastro çalışma tutanakları dosyada bulunmadığı gibi, 3116 sayılı Yasaya göre yapılan çalışmada uygulanan 2120 ve 2121 orman sınır noktaları temyiz dilekçesine ekli raporda gösterilmemiştir.
Bu nedenle, davalılarca ileri sürülen iddianın doğruluğu denetlenememektedir.
O halde, mahkemece öncelikle 3116 sayılı Kanuna göre 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmalarına ait çalışma tutanaklarının çekişmeli taşınmazı ilgilendiren 2120 ve 2121 orman sınır noktalarını açıklayan bölümleri dosyaya getirilmeli, daha sonra; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ve fen memurundan oluşturulacak 4 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilâmına uyulduktan sonra:
Davacının davasının “davalı tapusunun 2/B maddesi kapsamında kalan kısmı açısından tapusunun iptali ve keşifte belirlenecek vasfı ile Hazine adına tesciline” istekli olduğu görülüp kabulüne; harita mühendisi bilirkişinin 18/01/2011 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki ölçekli haritada açıkça gösterildiği üzere davalının taşınmazının sarı boyalı (A) ve (B) harfleri ile işaretli kısımların ormanla ilgili bir alan olmadığı ve bu alanla ilgili bir talep olmadığından; (C) harfi ile gösterilen 2723,83 m² ve (D) harfleri ile gösterilen 995,18 m² kısmının 6831 sayılı Kanun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman dışına çıkartılmıştır niteliği ile tesciline; aynı haritada (E) ile gösterilen 983,64 m², (F) ile gösterilen 758,58 m², (G) harfi ile gösterilen 99,66 m²’lik kısım ise, orman tahdit sınırı içinde olduğundan devlet ormanı niteliği ile Hazine adına tesciline,
karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 22/08/1997 tarihinde yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu işlemi 1969 yılında kesinleşmiştir.
Mahkemece kesinleşen tahdit ve 2/B madde uygulamasında, çekişmeli taşınmazın (C) harfiyle işaretli 2723,83 m² ve (D) harfiyle işaretli 995,18 m² bölümünün 2/B madde niteliğiyle orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden, (E) harfiyle işaretli 983,64 m², (F) harfiyle işaretli 758,58 m², (G) harfiyle işaretli 99,66 m²’lik bölümlerin ise orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de ulaşılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki; mahkemece davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın (C) harfiyle işaretli 2964 m² ve (D) harfiyle işaretli 1092 m²’lik bölümlerinin 2/B niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin ilk hüküm, sadece davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiş olup, bu bölümler dışında kalan taşınmaz bölümünün 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmadığı yönünde davalı yararına usûlü kazanılmış hak oluşmuştur. Bozmaya uyularak yapılan uygulama sonunda, (D) harfiyle işaretli bölümün yüzölçümü artırılarak hüküm kurulması, ayrıca; (E), (F) ve (G) harfiyle işaretli bölümlerin de orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi usulü kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olduğu gibi, dava kesinleşen 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescili niteliğinde olmasına rağmen 6100 sayılı H.M.K’nun 26. maddesine aykırı talepten fazla olarak çekişmeli taşınmazın (E), (F) ve (G) harfiyle işaretli bölümlerinin orman niteliğiyle tesciline karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 ve 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek çekişmeli taşınmazın niteliği belirlenmeli; ayrıca 6831 sayılı Orman Yasasının 1744 sayılı Kanun ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun ”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Kanunla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Kanunun bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisi değerlendirilerek bir hüküm kurulmadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine
13/12/012 günü oy birliği ile karar verildi.