Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6936 E. 2012/9470 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6936
KARAR NO : 2012/9470
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 20/12/2012 gün ve 2012/1682 – 2238 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı Hazine ile müdahale talebinde bulunan … ve arkadaşları vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R
1) Davalı Hazine karar düzelme talebinden 11.04.2012 tarihli dilekçesiyle vazgeçmiş olduğundan karar düzeltme talebinin vazgeçme nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Müdahale talebinde bulunan … ve arkadaşları vekilinin temyiz ve karar düzeltme talebine gelince : Kadastro sırasında … köyü 173 ada 1, 174 ada 1 ve 175 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 28606,18 m2, 93278,96 m2 ve 109317,04 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, T.Sani 1341 -19 nolu tapu kaydı ve tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olduğu, orman niteliği ile Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edildiği kabul edilerek dairenin 20.12.2012 gün ve 2012/1682-2238 sayılı kararıyla onanmış olup, müdahale talebinde bulunan … ve arkadaşları vekili 20.3.2009 tarihli müdahale dilekçesiyle usulüne uygun olarak harcını yatırmak suretiyle davaya müdahale talebinde bulunduklarını, mahkemece, müdahale taleplerinin red edildiğini, müdahale talebinin reddinin 3402 sayılı Yasanın 12.maddesi ve 26/D maddesine aykırı olduğunu, bu hususta mahkeme kararını 6.1.2010 tarihli temyiz dilekçesiyle temyiz ettikleri halde, Dairece bu hususta bir karar verilmediğini bildirerek dairenin onama kararının düzeltilmesi ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
… ve arkadaşları vekili Av. … 20.3.2009 tarihli dilekçesiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vergi kayıtlarına dayanarak çekişmeli taşınmazların müvekkillerin ait olduğu iddiasıyla, harcını yatırarak davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Mahkemece her ne kadar müdahale talep edenler … ve arkadaşları vekili Avukat … dava konusu taşınmazların müvekkillerinin murisleri adına vergide kayıtlı bulunduğunu, geçersiz tapu kaydı karşısında davalılar adına tespit edildiğini, asli müdahil olarak kabullerine karar verilerek müvekkilleri adına tespit ve tescilini istemiş ise de, müdahale talep edenler, dava konusu parsellere askı süresi içinde itiraz etmediği ve bu durumun müdahale talep edenler tarafından tutanağın kesinleşmesi nedeni ile müdahale taleplerinin reddine karar verilmiş, mahkeme hükmü 22.12.2009 tarihinde Av. …’e tebliğ edilmiş
2012/6936 – 9470
ve 06.01.2010 tarihli temyiz dilekçesiyle müdahale talep edenler vekili Av. … tarafından 15 günlük yasal süre içinde hüküm temyiz edildiği halde, dairece sehven temyiz itirazlarının incelenmediği ve bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği görülmüştür.
Müdahale talebinde bulunan … ve arkadaşları vekili tarafından 20.3.2009 tarihli dilekçe ile usulune uygun olarak harcını yatırmak suretiyle davaya müdahale talebinde bulunulmuş olup, müdahale talebinde bulunan … ve arkadaşlarının kadastro tespitine itiraz etmemiş olması tutanağın kesinleşmiş olduğunu göstermez. Dava konusu parsellere yönelik olarak Hazine tarafından süresi içinde açılmış bir dava bulunduğundan 3402 sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince … ve arkadaşlarının usulüne uygun şekilde müdahalesi bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu nedenle usulünce harcı yatırılarak davaya katılmak ve müdahalede bulunmak, katılan davadan bağımsız açılmış bir dava gibi işlem göreceğinden, katılanların tüm delillerinin toplanmasını da zorunlu hale getireceğinden ve katılan … Çetinkaya ve arkadaşlarının delillerini sunarak davayı yönlendirme şansı yaratacağından, mahkemece, müdahale talebinin 3402 sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince kabulüyle katılanların tüm delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; müdahale talep edenler, dava konusu parsellere askı süresi içinde itiraz etmediği ve bu durumun müdahale talep edenler tarafından tutanağın kesinleşmesi nedeni ile müdahale taleplerinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentde açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin karar düzeltme talebinin REDDİNE, 203.00.- TL. para cezasının düzeltme isteyen Hazineden alınmasına,
İkinci bentde açıklanan nedenlerle; müdahale talep edenler vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairenin “20.12.2012 gün ve 2012/1682-2238 E.K sayılı” onama kararının KALDIRILMASINA, 10.7.2009 gün ve 2007/68-2009/114 sayılı yerel mahkeme kararının yukarıdaki gerekçeyle BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının gerçek kişilere iadesine 25/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.