Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6939 E. 2012/14171 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6939
KARAR NO : 2012/14171
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan davacılardan Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

1962 yılında … Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 ilâ 223 sayılı toplam 223 adet parselin bir kısmı fundalık meşelik niteliği ile Hazine, bir kısmı da vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak kişiler adlarına tesbit edilmiş, bu parsellerden bir kısmına … mirasçıları … … ve arkadaşları, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1200, bir kısmına … ve arkadaşları, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1144, bir kısmına Orman Yönetimi, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1123, bir kısım kişiler de Kartal Tapulama Mahkemesinin 1979/49, 50 ve 52 sayılı dosyalarında dava açmışlar ve dava dosyalarının bir kısmı … Kadastro Mahkemesinin 1979/49 sayılı dosyası ile birleştirildikten sonra, Hazine adına tesbit tutanağı düzenlenen tüm parsellerin orman ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Kartal ilçesinde tapulama mahkemesi kapatılınca bu dosyalar tapulama mahkemesi davalarına da bakmakla görevlendiren Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesine devir edilmiş ve bu mahkemenin 1981/674 ve 675 sayılarına kayıt edilmiş, … İlçesinde adlî teşkilat kurulunca da dosyalar yetkisizlikle … Kadastro Mahkemesine gönderilerek bu mahkemenin 1993/37 – 41 Esas numaralarını almıştır. Tüm çekişmeli taşınmazların keşifleri bu iki dosyada yapılmış, bilirkişilerden raporlar alınmış, parsellerin tamamı hakkındaki davalar bu iki dosya üzerinden yürütülmekte iken, davaların daha sağlıklı görülebilmesi amacıyla ayrılmış ve her bir parsel hakkında … Kadastro Mahkemesinin 2003/4 ilâ 2003/226 sayılarına kayıt edilen dava dosyaları oluşturulmuş, bilirkişilerin rapor örnekleri yeniden oluşturulan bu dosyalara konulmuş, … Kadastro Mahkemesinin 1993/37 ve 41 (Dairenin 2007/3530 – 2007/3329) sayılı [bu dava dosyaları hakkında davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar hakkındaki müdahil Hazinenin temyiz itirazları, dairede aynı gün bu dosyalar içindeki deliller de değerlendirilerek incelenmiş ve 1993/37 ve 41 (Dairenin 2007/3530 ve 2007/3529) sayılı dosyaların 133 ilâ 138, 140, 151 ilâ 183 sayılı parsellere ait mahkemenin 2003/57 (Dairenin 2008/14459) sayılı dosyası ile birleştirilip delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekçesiyle mahkeme kararları bozulmuştur] dosyalarında dava konusu edilen hiç bir parsel kalmamıştır. … Tapulama Mahkemesinde 2003/4 ilâ 2003/226 sayılı dosyalarda toplam 223 adet dava ayrı ayrı görülmekte iken, … Bilge Öztap ve arkadaşlarına, tutundukları tapu kayıtlarının hangilerinin hangi parsele ait olduğunu bildirmeleri konusunda mahkemece kesin süre verilmesi üzerine, aynı kayıt kapsamında kaldığı iddia edilen 3 ilâ 8 sayılı parseller hakkındaki davalar … Kadastro Mahkemesinin 2003/9 (Dairenin 2008/14451), 44 ilâ 51 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/6 (Dairenin 2008/14449), 40 ilâ 43, 52 ilâ 57, 72 ve 73 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/7 (Dairenin 2008/14458), 74 ilâ 92 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/84 (Dairenin 2008/14461), 58, 59, 62, 63, 64, 66 ilâ 71, 93 ilâ 99 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/13 (Dairenin 2008/14450), 184, 189, 195 ve 196 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/74 (Dairenin 2008/14455), 22 ilâ 29 ve 39 sayılı parseller hakkındaki davalar mahkemenin 2003/25 (Dairenin 2008/14456), 100 ilâ 122, 126, 131, 132 sayılı parseller hakkındaki davalar mahkemenin 2003/26 (Dairenin 2008/14457), 133 ilâ 140, 151, 153 ilâ 170, 172, 174 ilâ 180, 182 ve 183 sayılı parseller hakkındaki davalar mahkemenin 2003/57 (Dairenin 2008/14459), 200 ilâ 221 sayılı parseller hakkındaki davalar mahkemenin 2003/62 (Dairenin 2008/14634) sayılı dosyalarında birleştirilmiştir. Birleştirilme kararından önce ayrı ayrı görülen 1, 2, 11 ilâ 14, 16 ila 21, 30 ilâ 38, 123 ilâ 129, 141 ilâ 145, 147 ilâ 150, 179, 181, 185 ilâ 188, 190 ilâ 194, 197 ilâ 199 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline ilişkin kararlar dairece onanmıştır.
Bu davanın konusu olan, 5 parsel sayılı 2.900 m² yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden fundalık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. 3 parsel sayılı 5.200 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 17 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tesbit edilmiştir. 4 parsel sayılı 11.880 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 16 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … ve …adlarına tesbit edilmiştir. 6 parsel sayılı 24.760 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 15 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile Yunus Manav adına tesbit edilmiştir. 7 parsel sayılı 2.320 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 14 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tesbit edilmiştir. 8 parsel sayılı 14.580 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tesbit edilmiştir.
… … Diler ve arkadaşları, bu köyde 1962 yılında yapılan kadastro sırasında; köy, cins, sınır ve miktar olarak sözü edilen sicil kayıtlarına uyabilecek taşınmaz bulunmaması nedeniyle uygulanmayan kayıtlar listesine alınan … 1932 tarih 13 ilâ 32 numaralı; … ve arkadaşları, Ağustos 1313 tarih 7 ilâ 29 ve … 1961 tarih 1 ilâ 23 numaralı sicilden gelen ve yine aynı şekilde 766 sayılı Kanunun 81. maddesi hükmü gereğince “köyde yapılan tapulama sırasında işbu kayıtların yerlerini Kurtdoğmuş – … Köy hudutları içinde bulunamadığını kayden mevcut olan bu gayrimenkullerin mahallen mevcut olmadığını ve alıcılar işbu hususu bilerek kabul etmek suretiyle satışından tescil edildiği” şerhi yazılarak … 8/180 payının satışı suretiyle … , … adlarına 8/180 pay olarak tescil edilen Mart 1966 tarih 1 ilâ 23 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak tüm parsellere yönelik itirazları Kadastro Komisyonunca reddedilmiştir. … ve arkadaşlarının itiraz nedenlerini ileri sürerek açtıkları davaya Hazine, 5 parsel dışındaki tüm çekişmeli taşınmazların orman ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile; … … ve arkadaşları, itiraz nedenleri ileri sürerek 5 parselin adlarına tapuya tescili istemiyle; … 3 parseli, … 4 parseli, … 3 parseli, … ve. arkadaşları 6 parseli, … 8 parseli, … 3 parseli, ….4 parseli tesbit tarihinden sonra satış senedi ile satın aldıkları, … ve arkadaşları ile … … … ise; … …ve arkadaşlarının dayandığı tapu kayıtlarının diğer payı olan ve resmî senede ve iktisap hanesine 766 sayılı Kanunun 81. maddesi hükmüne göre “… 1961 tarih 3 ilâ 31 numaralarda 2/180 pay … … namına kayıtlı olup tapulamaca … Çiftliği hudutları içinde kaldığı ve uygulanamayan kayıtlar listesine alınmış olduğu, yani Tapulama Müdürlüğü köyde yaptığı tapulama sırasında işbu kayıtların yerlerini Kurtdoğmuş-… Köyü hudutları içerisinde bulunamadığını, kayden mevcut olan bu gayrimenkullerin mahallen mevcut olmadığını ve alıcılar işbu hususu bilerek kabul etmek suretiyle satışında tescil edildi” şeklinde yazılarak miras bırakanları … … ve … adlarına 2/180 pay olarak Ocak 1969 tarih 11 ilâ 33 sıra numarada tescil edilen tapu kayıtlarına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece verilen kesin süre içinde davacılar …. ve arkadaşları ile katılanlardan … … … ile … mirasçıları çekişmeli taşınmazlar için … 1961 tarih 4 sıra nolu tapu kaydına tutunmuşlardır. Mahkemece davacılar ile katılanlardan … ve arkadaşları ile … … …’in tutundukları … 1961 tarih 4 sıra nolu tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara mevkii ve sınırları itibariyle uymadığı, 5 parsel dışındaki taşınmazların tarım arazisi niteliğinde oldukları, kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldıkları, tespit malikleri yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacılar ile katılanlardan Hazine, … ve arkadaşları ile … … …’in davalarının reddine, diğer katılan davacıların kadastro tespit tarihinden sonraki sebeplere tutunarak dava açtıklarından davalarının görev yönünden reddine, 5 sayılı parselin tespit gibi Hazine adına, diğer dava konusu taşınmazların kadastro komisyon kararları gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; mahkemece verilen bu hüküm Yakup Aygün mirasçıları, Hazine,…., … Temsilcisi, … …, … … …. (…), … … … vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.11.2009 gün 2008/14451 – 2009/17505 sayılı red-bozma kararında özetle: “1- A.Bilge , … …. Temsilcisi, …., … …., … … …. (….), katılanlar … … … ve … ve arkadaşlarının, tutundukları tapu kayıtlarının çekişmeli yerlere uymadığı ve zilyetliklerinin de bulunmadığı anlaşıldığından temyiz itirazlarının REDDİNE,
Katılan Hazinenin ise 5 sayılı parsel dışındaki çekişmeli tüm parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden ise; mahkemece bu parseller hakkında yapılan inceleme, araştırma ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı, hükme dayanak yapılan Orman Yüksek Mühendisleri Prof. Dr. …. , Prof. Dr. …, Yrd. Doç Dr. … , Harita Kadastro Yüksek Mühendisi … … ve Ziraat Yüksek Mühendisi … tarafından düzenlenen 09.11.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporunda sadece aplikasyon haritasının esas alındığı, 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 1942 yılında kesinleşen orman sınırlama haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek hat uygulaması yapılmadığı, aplikasyon haritası ile ilk orman kadastro haritasının birbiri ile uyumsuz olduğunun çıplak gözle dahi anlaşıldığı, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 4785 sayılı Kanun hükümleri nazara alınmadan bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 1942 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılmış olduğundan, sadece 1942 yılı orman harita ve tutanaklarının uygulanmasının taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının tespitinde yetersiz kaldığı, ayrıca Hazine, taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katıldığına göre, dava konusu parsellerin yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması ya da orman sayılmaması o yerin kişiler adına tescili için yeterli olmayıp taşınmazların öncesinin de araştırılması, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiklerinin belirlenmesi; 4785 sayılı Kanun karşısındaki durumlarının saptanması, zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadıklarının da araştırılması gerektiği, bu nedenlerle; 1942 yılı … orman kadastro harita ve tutanak örnekleri ile … Köyü, 1957 ve 1976 yıllarına ait memleket haritaları ile orto – foto haritaları 184, 189, 195 ve 198 sayılı parsellere ait mahkemenin 2003/74 (Dairenin 2008/11455), yine 133 ilâ 138, 153 ilâ 183 sayılı parsellere ait 09.07.2008 gün 2003/57-35 (Dairenin 2008/14459) sayılı dosyası içinde olduğundan, 1944, 1957 ve 1976 tarihli memleket haritalarının yapımına esas olan … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan ve ziraat yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılması, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman sınırlama haritası dışında, öncesi itibariyle de orman sayılmayan ve zilyetlik yoluyla kazanılacak yerlerden olduklarının tesbiti halinde, bu kez tespit malikleri yönünden zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak Hazinenin davasının reddine, diğer katılan davacıların kadastro tesbit tarihinden sonraki sebeplere tutunarak dava açtıklarından davalarının görev yönünden reddine, … Köyü 5 sayılı parselin Hazine adına tesciline ilişkin hüküm kesinleşmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına 3, 4, 6, 7 ve 8 parsellerin kadastro komisyon kararında olduğu gibi davalı kişiler adına tapuya tescillerine karar verilmiş, mahkemece verilen bu hüküm katılan davacı Hazinenin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından ikinci kez bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.12.2010 tarih 2010/14896-17013 sayılı bozma kararında özetle: “Hazinenin 4 ve 7 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden; dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, bu parsellere yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına,
Hazinenin 3, 6 ve 8 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden ise, hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor ekindeki 1940 çekim tarihli … fotoğrafında temyize konu taşınmazların bir bölümünün bitişiğindeki kadastrosu kesinleşmiş ormanlar gibi koyu renkli ormanlık alanda kaldığı görülmektedir. Bitişikteki Devlet Ormanları ile temyize konu taşınmazlar … fotoğrafında aynı konumda koyu renkli alanda gözüken bölümleri, orman parselleri ile bütünlük içindedir. Diğer taraftan, temyize konu taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtlarının fundalık ve çalılık okuyan sınırları bulunduğundan 3402 sayılı Kanunun 20/C maddesi uyarınca miktarı ile geçerli kapsamlarının belirlenmesi gerekli olup, miktarlarından fazlasıyla temyize konu parsellere revizyon görmüşlerdir. Komşu parsellere uygulanan vergi kayıtları da fundalık veya çalılık okumaktadır. Bu durumda vergi kayıtları … fotoğrafıyla örtüşmektedir. O halde, dava dosyası son keşifte kendisinden rapor alınan … bilirkişiye verilerek hükme dayanak yapılan bilirkişi kurul raporu ekindeki aplikeli 1940 çekim tarihli … fotoğrafında temyize konu taşınmazların koyu ve açık alanda gözüken bölümlerinin ifrazı yaptırılmalı ve orman gözüken bölümler ile açık gözüken bölümlerin yüzölçümleri ayrı ayrı belirlenerek ifraza elverişli kroki düzenlettirilmeli, alınacak bu ek rapora göre çekişmeli parsellerin ormanlık alanda kalan bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, açık alanda gözüken kesimleri de şimdi olduğu gibi davalı kişiler adlarına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … … Köyü, 3, 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazların 06.07.2011 tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide sırasıyla (3/A) ile gösterilen 2223,00 m², (6/A) ile gösterilen 5142,00 m², (6/B) ile gösterilen 1586,00 m² ve (8/A) ile gösterilen 4787,00 m² yüzölçümündeki bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine, 3-6 ve 8 parsel sayılı taşınmazların aynı krokide sırasıyla, (3/B) ile gösterilen 2977,00 m², (6/C) ile gösterilen 18032,00 m² ve (8/B) ile gösterilen 9793,00 m² yüzölçümündeki bölümlerinin ise, miras hisseleri oranında tespit maliklerinin mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tescillerine, diğer parseller yönünden verilen kararlar ve katılan gerçek kişiler tarafından açılan tapu iptali ve tescili davasında mahkemenin görevsizlik kararının kesinleştiği gerekçesiyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm katılan davacılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidi ile davanın devamı sırasında 1976 yılında yapılarak 25.06.1981 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması ve 15.08.1985 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 2896 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması, 14.11.1990 tarihinde ilân edilen 3302 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak … biçimde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve ayrıca davalılar yararına 3402 sayılı Kanunun 31/3. maddesi gereğince vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücreti takdir edilmiş olması doğru değil ise de, belirtilen bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 6 ve 8. bentleri hükümden çıkartılarak, yerine 6. bent olarak “6-6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve aynı Kanun gereğince davacılar Hazine ve Orman Yönetimi lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,” cümlesinin yazılması, yine hüküm fıkrasının 7. bendi hükümden çıkartılarak, yerine “Bir kısım davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, vekilin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 sayılı Kanunun 31/3 maddesi uyarınca 300,00.- TL vekâlet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendilerini vekille temsil eden davalılara verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 10/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.