Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6941 E. 2013/1887 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6941
KARAR NO : 2013/1887
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1962 yılında … Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 ila 223 sayılı toplam 223 adet parselin bir kısmı fundalık meşelik niteliği ile Hazine, bir kısmı da vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak kişiler adlarına tesbit edilmiş, bu parsellerden bir kısmına … … … mirasçıları … … … ve arkadaşları, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1200, bir kısmına … ve arkadaşları, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1144, bir kısmına Orman Yönetimi, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1123, bir kısım kişiler de Kartal Tapulama Mahkemesinin 1979/49, 50 ve 52 sayılı dosyalarında dava açmışlar ,dava dosyalarının bir kısmı … Kadastro Mahkemesinin 1979/49 sayılı dosyası ile birleştirildikten sonra, Hazine; adına tesbit tutanağı düzenlenen tüm parsellerin orman ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Kartal İlçesinde, tapulama mahkemesi kapatılınca bu dosyalar tapulama mahkemesi davalarına da bakmakla görevlendiren Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesine devredilmiş, mahkemenin 1981/674 ve 675 sayılarına kaydedilmiş, … İlçesinde adli teşkilat kurulunca dosyalar yetkisizlik kararı verilerek … Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, mahkemenin 1993/37 – 41 Esas numaralarını almıştır. Tüm çekişmeli taşınmazların keşifleri bu iki dosyada yapılmış, bilirkişilerden raporlar alınmış, parsellerin tamamı hakkındaki davalar bu iki dosya üzerinden yürütülmekte iken, davaların daha sağlıklı görülebilmesi amacıyla ayrılmış ve her bir parsel hakkında … Kadastro Mahkemesinin 2003/4 ilâ 2003/226 sayılarına kaydedilen dava dosyaları oluşturulmuş, bilirkişilerin rapor örnekleri yeniden oluşturulan bu dosyalara konulmuş, … Kadastro Mahkemesinin 1993/37 ve 41 (Dairenin 2007/3530-2007/3329) sayılı [bu dava dosyaları hakkında davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar hakkında müdahil Hazinenin temyiz itirazları, dairede aynı gün bu dosyalar içindeki deliller de değerlendirilerek incelenmiş ve 1993/37 ve 41 (Dairenin 2007/3530 ve 2007/3529) sayılı dosyaların 133 ilâ 138, 140, 151 ilâ 183 sayılı parsellere ait mahkemenin 2003/57 (Dairenin 2008/14459) sayılı dosyası ile birleştirilip delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekçesiyle mahkeme kararları bozulmuştur] dosyalarında dava konusu edilen hiç bir parsel kalmamıştır. … Tapulama Mahkemesinde 2003/4 ilâ 2003/226 sayılı dosyalarda toplam 223 adet dava ayrı ayrı görülmekte iken, … ve arkadaşlarına; tutundukları tapu kayıtlarının hangilerinin hangi parsele ait olduğunu bildirmeleri konusunda mahkemece kesin süre verilmesi üzerine aynı kayıt kapsamında kaldığı iddia edilen 3 ila 8 sayılı parseller hakkındaki davalar … Kadastro Mahkemesinin 2003/9 (Dairenin 2008/14451), 44 ilâ 51 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/6 (Dairenin 2008/14449), 40 ilâ 43, 52 ilâ 57, 72 ve 73 sayılı parseller hakkındaki davalar mahkemenin 2003/7 (Dairenin 2008/14458), 74 ilâ 92 sayılı parseller hakkındaki davalar mahkemenin 2003/84 (Dairenin 2008/14461), 58, 59, 62, 63, 64,
-2-
2012/6941 – 2013/1887
66 ilâ 71, 93 ilâ 99 sayılı parseller hakkındaki davalar mahkemenin 2003/13 (Dairenin 2008/14450), 184, 189, 195 ve 196 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/74 (Dairenin 2008/14455), 22 ilâ 29 ve 39 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/25 (Dairenin 2008/14456), 100 ila 122, 126, 131, 132 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/26 (Dairenin 2008/14457), 133 ilâ 140, 151, 153 ilâ 170, 172, 174 ilâ 180, 182 ve 183 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/57 (Dairenin 2008/14459), 200 ila 221 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/62 (Dairenin 2008/14634) sayılı dosyalarında birleştirilmiştir. Birleştirme kararından önce ayrı ayrı görülen 1, 2, 11 ilâ 14, 16 ilâ 21, 30 ilâ 38, 123 ilâ 129, 141 ilâ 145, 147 ilâ 150, 179, 181, 185 ilâ 188, 190 ilâ 194, 197 ilâ 199 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline ilişkin kararlar Dairece onanmıştır.
Bu davanın konusu olan; 100 ilâ 122, 126, 131 ve 132 parseller vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile gerçek kişiler adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, gerçek kişiler satın aldıkları iddiasıyla dava açmışlar, Orman Yönetimi sonradan davaya katılmış, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda verilen ilk kararın Hazine, … …, …, … tarafından temyizi üzerine;
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.11.2009 gün ve 2008/14457 – 2009/17498 sayılı red – bozma kararında özetle: “1) …, ve arkadaşlarının, tutundukları tapu kayıtlarının çekişmeli yerlere uymadığı ve zilyetliklerinin de bulunmadığı anlaşıldığından temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Katılanlardan … …’in temyize konu 102 parseli kadastro tesbit tarihinden (1962 yılından) sonra haricen satın aldığı iddiasıyla davaya katıldığından 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi uyarınca davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olmayıp davanın genel hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekli olduğu gözetilerek yazılı şekilde görevsizlik kararı verildiğinden temyiz itirazlarının REDDİNE,
3) Orman Yönetiminin temyizine konu 113, Hazinenin temyizine konu olan 113, 114, 115 ve 116 parsellerin … Kadastro Mahkemesinin 2003/74-2008/44 (Dairenin 2008/14455) sayılı dosyasında bulunan en eski tarihli memleket haritası ve orto-foto haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktükleri, hükme dayanak yapılan ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da 114, 115 ve 116 sayılı taşınmazların üzerlerinde tarımsal üretime engel teşkil edecek sıklıkta, 113 parselin üzerinde ise dağınık halde meşe ağaçlarının bulunduğunun belirtildiği, bilimsel görüşlerde meşe tohumlarının, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı, tohum kanatlarının olmaması nedeniyle doğal etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesinin mümkün olmadığının açıklandığı, taşınmazların üzerindeki meşelerin kadastro tespit tarihinden önceki yıllarda tahrip edildiği toprak altında kalan ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden sonraki yıllarda çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bu gün üzerinde görülen meşelerin meydana geldiği, bu köyde 1945-1952 yıllar arasında bir çok orman yangını çıkartıldığı Dairede temyiz incelemesi yapılan bir çok dava dosyası (Örneğin; … Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 2000/730, Dairenin 2008/17387 sayılı) içindeki bilgi ve belgeler ile yangın tutanaklarından anlaşıldığından taşınmazların öncesinde ve halen eylemli orman niteliğinde oldukları, kaldı ki, 114 parselin bir kesiminin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı, Anayasanın 169, 3402 sayılı Kanunun 17/1 ve 18/2. maddeleri gereğince ormanların zilyetlikle kazanılamayacağından 113, 114, 115 ve 116 parsel sayılı taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi,
4) … mirasçılarından … ve arkadaşlarının 112, 122, 126 sayılı parsele, … … mirasçılarından … … ve arkadaşlarının 119 parsele, Hazinenin ise 109, 111, 113, 114, 115, 116, 118 ve 121 sayılı parseller dışındaki çekişmeli tüm parsellere ilişkin temyiz itirazları yönünden ise; mahkemece yapılan araştırma ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı, 1962 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 112, 122,
126 sayılı
-3-
2012/6941 – 2013/1887
parsellerin … adına tesbit edildikleri, … … … ve arkadaşları, … ve arkadaşları ile … …’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki …’in taşınmazları 1967 yılında … …’a, onun da 1970 yılında … …’e, onun da 1971 yılında …’a, onun da 1975 yılında … ve …’a sattıkları gerekçesi ile tesbitin iptal edilerek … çocukları … ve … adlarına tesbitine, diğer itirazların reddine karar verildiği, kadastro komisyonunca, kadastro tesbit tarihinden sonraki harici satışa değer verilerek … adına yapılan tespitin iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı, komisyon kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 766 sayılı Kanunun 47/3 ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 3402 sayılı Kanunun 25/3. maddeleri gereğince kadastro tesbit tutanağının düzenlendiği günden sonra doğan haklara dair isteklerin incelenmesinin kadastro komisyonunun ve kadastro mahkemesinin görevi dışında olduğu, diğer taraftan, dosya arasında bulunan komisyon kararının tebliğine ilişkin tebligat parçaları incelendiğinde Üsküdar Kadastro Komisyon Kararının …’e 03.11.1976 tarihinde “Muhatap adresinde olmadığından Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca evrak Muhtar …’ye tebliğ edildi” açıklaması yazılarak tebliğ edildiği, ancak … ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu Kartal Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.02.1977 gün 1977/138-192 sayılı mirasçılık belgesinde (veraset ilamında) …’in 16.02.1975 tarihinde öldüğünün belirtildiği, kadastro komisyon kararının tebliğ edildiği tarihte … … ölü olduğundan, 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun olarak yapılmış tebligatında bulunmadığı, yine; … … ve arkadaşlarının vekilleri Av….; 119 parsel sayılı taşınmazların müvekkillerinin miras bırakanı …’a ait olduğunu, paylaşım, bağış olmadığı halde …’ın çocuklarından İsmail … adına yapılan ilk tespitin iptal edilerek taşınmazların … mirasçıları adlarına tapuya tescili istemli dilekçeyi mahkemeye sunduğu ve bu dilekçe katılma dilekçesi niteliğinde olduğu halde mahkemece … … ve arkadaşları vekili Av….’e katılma harcını mahkeme veznesine yatırması için uygun bir önel verilmediği, bunlardan ayrı Orman Yüksek Mühendisleri Prof. Dr. …. Harita Kadastro Yüksek Mühendisi … tarafından düzenlenen 09.11.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporunda sadece aplikasyon haritasının esas alındığı, 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 1942 yılında kesinleşen orman sınırlama haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek hat uygulaması yapılmadığı, aplikasyon haritası ile ilk orman kadastro haritasının birbiri ile uyumsuz olduğu, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 4785 sayılı Kanun hükümleri nazara alınmadan 1942 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılmış olduğundan, sadece 1942 yılı orman harita ve tutanaklarının uygulanmasının taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının tespitinde yetersiz kaldığı, ayrıca Hazine, taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katıldığına göre, dava konusu parsellerin kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması ya da orman sayılmaması o yerin kişiler adına tescili için yeterli olmayıp taşınmazların öncesinin de yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında araştırılması; zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanununn 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadıklarının da araştırılması gerektiği, bu nedenlerle; 1942 yılı … orman kadastro harita ve tutanak örnekleri ile … Köyü 1957 ve 1976 yıllarına ait memleket haritaları ile orto – foto haritaları 184, 189, 195 ve 198 sayılı parsellere ait mahkemenin 2003/74 (Dairenin 2008/11455), yine 133 ila 138, 153 ila 183 sayılı parsellere ait 09.07.2008 gün 2003/57-35 (Dairenin 2008/14459) sayılı dosyası içinde olduğundan 1944, 1957 ve 1976 tarihli memleket haritalarının yapımına esas olan hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden, olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan ve ziraat yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılması, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman sınırlama haritası dışında, öncesi itibariyle
-4-
2012/6941 – 2013/1887

de orman sayılmayan ve zilyetlik yoluyla kazanılacak yerlerden olduklarının tesbiti halinde, bu kez tespit malikleri yönünden zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması, 112, 122 ve 126 parsel sayılı taşınmazların tesbit maliki olan … yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin tespiti halinde kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten sonraki harici satışlara değer verilmeyerek kadastro komisyon kararı iptal edilerek …’in tüm mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak 109, 111, 118 ve 121 parsellerin Hazine adına tescillerine ilişkin hüküm kesinleşmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Hazine, Orman Yönetimi, katılan … mirasçıları ile … mirasçılarının davalarının kısmen kabulüne, diğer katılan davacıların kadastro tespit tarihinden sonraki sebeplere tutunarak dava açtıklarından davalarının görev yönünden reddine, … Köyü 112 ve 122 parsellere ilişkin kadastro komisyon kararlarının iptal edilerek … mirasçıları adlarına, 119 parselin fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 19.7.2010 tarihli krokili raporda (D) harfi ile işaretlenen 24.820 m2 yüzölçümlü kesiminin … mirasçıları adlarına, 113, 114, 115, 116 ve 126 parsellerin tamamının, fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 19.07.2010 tarihli krokili raporda 119 parselin (C) harfi ile işaretli 1.800 m2 yüzölçümlü bölümüne ilişkin kadastro tesbit ve komisyon kararlarının iptaline orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine, 100 ilâ 108, 110, 117, 120, 131 ve 132 parsellerin kadastro komisyon kararlarında olduğu gibi tapuya tescillerine, karar verilmiş, hüküm katılan davacılar Hazine, … …, … mirasçıları ve … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.Bu kez dairenin 29.12.2010 gün ve 14899-17016 sayılı bozma kararı ile özetle;
“1) … …’in temyiz itirazları yönünden; Dairenin yukarıda özetlenen red – bozma kararında … …’in temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bozma sonrası da aleyhine hüküm kurulmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin REDDİ gerektiği;
2) … mirasçılarından … … ve arkadaşlarının 119 parselin fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 19.07.2010 tarihli krokili raporda (C) harfi ile işaretlenen 1.800m2 yüzölçümlü bölümüne, 113 ve 114 parsellerin tamamına, … mirasçılarından … ve arkadaşlarının 116 ve 126 parselin tamamına yönelik temyiz itirazları yönünden; dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, bu parsellere yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI gerektiği;
3) Hazinenin 100, 101, 104, 105, 106, 112, 131 ve 132 parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden; Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, bu parsellere yönelik usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASI gerektiği;
4) Hazinenin fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 19.07.2010 tarihli raporda 119 (D) harfi ile işaretlenen 24.820 m2 yüzölçümlü bölüm ile 102, 103, 107, 108, 110, 117, 120 ve 122 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; hükme dayanak yapılan
bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; temyize konu taşınmazların 1942 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldıkları, 4785 sayılı Kanun ile devletleştirmeye konu yerlerden olmadıkları açıklanmakla birlikte rapor ekindeki aplikeli 1940 çekim tarihli hava fotoğrafında 103 parselin tamamı, diğer temyize konu taşınmazların ise bir bölümünün koyu renkli ormanlık alanda işaretlendiği, bu yerlerin sınırlarında … Devlet Ormanı ile hükmen orman yapılan parseller bulunmakta olup tüm parsellerin bütünlük içinde olduğu, temyize konu taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtlarının fundalık ve çalılık okuyan sınırları bulunduğundan 3402 sayılı Kanunun 20/C maddesi uyarınca miktarı ile geçerli kapsamlarının belirlenmesi gerekli olup miktarlarından fazlasıyla temyize konu parsellere revizyon gördükleri, komşu parsellere uygulanan vergi kayıtlarının da fundalık veya çalılık okuduğu ve vergi kayıtlarının hava fotoğrafıyla örtüştüğü, bu nedenle; dava dosyası fen bilirkişiye teslim edilerek, hükme dayanak yapılan rapor ekindeki 1940 tarihli hava fotoğrafında temyize konu taşınmazların koyu ve açık alanda gözüken bölümlerinin ifrazının
-5-
2012/6941 – 2013/1887
yaptırılması, yüzölçümlerinin ayrı ayrı belirlenmesi, bu ek rapora göre hava fotoğrafında koyu alanda gözüken bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, açık alanda gözüken bölümlerinin ise kişiler adlarına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra;
Hazine ve Orman İdaresinin davasının KISMEN KABULÜ’ne dava konusu … … Köyü 115, 103 parselin tamamının, fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 19/07/2010 tarihli krokili raporda 102, 107, 108, 110, 117, 120 ve 122 parsellerden 119/A (12550 m2); 102/A ( 500 m2); 102/B ( 2423 m2) 107/A ( 2123 m2);108/A (1140 m2) 108/ B(3215 m2); 110/A( 462 m2 ); 110/B (10053 m2 ); 117/A (6059 m2); 120/A ( 2707 m2); 120/B (1920 m2); 122/A( 12269 m2) bölümlerinin orman niteliği ile hazine adına tapuya kayıt ve TESCİLİNE,
-119/B (12270 m2 ) bölümlerinin … mirasçıları adına;
-102 /C ( 2485 m2) ve 102/D (2392m2) bölümlerinin … … mirasçıları adına payları oranında;
-107/B ( 3377 m2) bölümünün … mirasçıları adına payları oranında;
– 108/C ( 5325 m2) bölümünün …mirasçıları adına payları oranında;
-110/C (12005m2) bölümünün Zekiye(Şevkiye) …, … …, … mirasçıları adına payları oranında;
-117/B (3361 m2) bölümünün … adına,
-120/C (4738 m2) ve 120/D (443 m2 ) bölümlerinin M…. … mirasçıları adına payları oranında;
-122/B (4382 m2) ve 122/C (4949 m2) bölümlerinin … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline,
karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro komisyon kararına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidi ile davanın devamı sırasında 1976 yılında yapılarak 25.06.1981 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması ve 15.08.1985 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 2896 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması, 14.11.1990 tarihinde ilân edilen 3302 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğraflarına göre temyize konu taşınmaz bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. madde koşullarının oluştuğu belirlenerek karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 26/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.