Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6956 E. 2012/13672 K. 30.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6956
KARAR NO : 2012/13672
KARAR TARİHİ : 30.11.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü, 101 ada 9, 10, 11, 12, 13 ve 14 parseller ve 112 ada 12 parsel sayılı taşınmazlardan 101 ada 9, 10, 11, 12, 14 ve 112 ada 12 parseller ham toprak vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş,101 ada 13 parsel sayılı taşınmaz ise yaylak vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmış, davacı … tesbit maliki Hazine ve Yenikonak Köyü Tüzel Kişiliğine husumet yönelterek, çekişmeli taşınmazlar hakkında kazandırıcı zaman aşımı zilliyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davacı tarafından eksik harcın ikmal edilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, dava dilekçesindeki açıklamaya göre kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
Mahkemece, davacıya verilen süre içinde eksik harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava, kadastro tesbitine karşı açılan kadastro tesbitine itiraz davası olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca harca tabidir. Gerek, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/1. maddesi ve gerekse, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca davacı, dava harçlarını ödemek zorundadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddelerinde, harcın ödenmemesi halinde yargılamaya devam olunamayacağı ve müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüştür. Dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın eksik ödenmesi halinde, eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; genel hukuk mahkemelerinde, dava harçlarının eksik ödendiğinin yargılama sırasında anlaşılması halinde, yalnızca o celseye devam olunur ve davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için uygun bir … verilir. Harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunmaz ve 1086 sayılı HUMK.’nun 409. (yeni 6100 sayılı HMK’nun 150.) maddesinde … süreler içinde eksik harcın tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/2. maddesi uyarınca Kadastro Hâkimi, dava harcı ile yargılama giderlerinin tesbit ve hesaplanmasında ilgili taşınmaz mala ait son beyan dönemi … vergisi değerini yani kadastro tutanağında … “harca esas değeri” dikkate alır. Aynı maddenin 1. fıkrasında ise “taraflardan her biri dava harcını, dinlenmesini talep ettiği tanık ve bilirkişi ücretini ve diğer yargılama giderlerini karşılamak zorundadır. Davacı, hâkim tarafından belirlenecek süre içinde gerekli giderleri mahkeme veznesine yatırmadığı takdirde, onunla ilgili delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/1, 28 ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri, kadastro yargılamasının amacı da dikkate alınmak suretiyle birlikte değerlendirildiğinde, kadastro mahkemelerinde eksik harç halinde, mahkemenin davacı tarafa uygun bir kesin … vermesi, mehile uymamanın neticelerinin davacı tarafa ihtar olunması, verilen … içinde harcın yatırılmaması halinde doğrudan davanın açılmamış sayılmasına ve dava konusu taşınmazların tesbit gibi tesciline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece; davacıya, eksik yatırıldığı anlaşılan 81.487,103 TL harcı 10 gün içersinde mahkeme veznesine depo etmek üzere muhtıra tebliğ edilmiştir. Harç olarak belirlenen miktar, davacının dava dilekçesinde belirttiği taşınmazların kadastro tutanaklarının mahsus sutunundaki değer göz önüne alınarak belirlenmiştir. Halbuki, dava dilekçesi içeriği incelendiğinde, davacının dilekçesinde belirttiği taşınmazların tamamına değil, içersinde kendisine ait olan kısımlara dava açtığı anlaşılmaktadır. Davacının dava ettiği kısımlar, ancak mahkemece yapılacak keşifte belli olacaktır. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek taşınmazların dava edilen kısımlarının değeri doğru olarak tesbit edilmeden, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazların tamamı üzerinden hesaplanan eksik harcın tamamlanması için davacıya kesin süre verilmesi, usûl ve kanuna uygun değildir.
O halde, mahkemece; yargılamaya devam olunarak tarafların delilleri toplanmalı, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde yöntemine uygun keşif yapılmalı, davacının dava konusu ettiği kısımlar belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.