YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7018
KARAR NO : 2012/9038
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği … beldesinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece; dava konusu yerin fundalık ve çalılık olarak tapulama harici bırakıldığı, davacının tüzel kişilik olması nedeniyle Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince taşınmaz edinemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz fundalık ve çalılık olması nedeniyle tapulama harici bırakılmıştır. Bölgede 3116 sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu 1949 yılında kesinleşmiş, daha sonra 1975-1984 ve 1993 yıllarında 6831 sayılı Yasaya göre orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki; davacı ticaret şirketidir. TTK’nun 137. maddesi uyarınca tüzel kişiliğe sahip şirketlerin ortaklık ana sözleşmelerindeki yazılı işletme konusu çerçevesi içinde kalmak koşuluyla hak kazanmaları ve borç altına girmeleri olanaklıdır. 2644 sayılı Tapu Kanununun 2. maddesi uyarınca tüzel kişiliği olan şirket temsilcilerinin belge ile saptanması gerekir. Bu nedenle mahkemece, davacı şirketin ana sözleşmesi getirtilip taşınmaz mal edinip edinemeyeceği belirlenmeli, şirket temsilcilerinin kimlerden ibaret olduğu ticaret sicil memurluğundan sorulmalı ve sonucu çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 14/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.